13 Nisan 2009

Hiçç Hiçç??


Bir insanı hayatından sonsuza kadar çıkartmak zorunda kaldın mı hiç?
Hani ölmüş gibi, hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi,
her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip ama aslinda hiç gelemeyeceğini de bilmen gibi. Ne zor sey degil mi ölmedigini bilmek , ama ölmüs gibi ulaşılmaz olması artık o insanın sana, ne kadar katlanılmaz bir gercek degil mi
sen hala bu kadar sevgili iken? Özlemek, bu kadar özlemek,etini kemiğini yakarcasına özlemek. Cok kötü değil mi?Bu kadar özleyip onu görememek, ona dokunamamak, onu işitememek , artık sonunun "Pi" hali değil mi? Biliyorsun degil mi? Ne kadar umutsuz bir arayıştir o, kalabalik caddede gecen binlerce yüze bakmak belki bir kez daha görebilmek icin o yüzü, belki biraz önce gecti bu kaldırımdan diye düşünmek,
belki şu an arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek, belki şu an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yaşamak ne zordur değil mi?
Ne kadar eritir insanı fark etmeden. Sende biliyorsun değil mi bunları.?
Bir sinema koltuğunda sende iki kişi gibi oturdun mu hiç? Hiç iki kişi gibi zevk aldın mı bir konserden yalnz başına. Güzel bir kafe keşfettiğinde, güzel bir film seyrettiğinde, güzel bir şarkı dinlediğinde güzellikleri oranında eksik kaldıklarını hissettin mi paylaşamadığın için onunla. Bir barın kalabalığında hiç yarım vücudunla sallandin mı ortada? Hiç iki kişilik beyninle yarım insan olabildin mi? Baktığında aynana sadece yüzünün bir yarısını gördüğün oldu mu hiç? Sana hayatındakı en büyük yoksunluğu yaşatandan nefret edemediğin zamanlar oldu mu hiç? Gözünün içine baka baka kolunu bacağını kesen bir insanın yüzüne sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildiğin zamanlar oldu mu hiç? Hayatta inandığın bütün değerlerini altüst eden birisine aşk şiirleri yazabildin mi? Onu içinde korumanın seni yok etmek olduğu zamanlara feda oldun mu hiç? Içinde ağlayan çocuğa umut şarkıları söyleyemediğin, özlemini, susuzluğunu, açlığını gideremediğin zamanlar oldu mu hiç? Kanayan yarasını gördüğün ama merhem olamadığın zamanlar. Gücünün, hani o tanrısal gücünün bir çocuğun ağlamasini susturamayacak kadar olduğunu gördüğün zamanlar oldu mu hiç?
Hiiiiiiiç.... Hiiç

Sevda.TK

Kaynak:http://www.sevda.tk/

5 yorum:

shenem dedi ki...

"nefret sevgiye susamışlıktan başka bişi değildir",diye bir söz duymuştum ama kim demişti unuttum ama ünlü filazoflardan biriydi.
nefret edemediğimiz zaman olduğunda,demekki en güçlü olduğumuz an!sevgiye ihtiyaç duymadığımız zaman:)

mgurdal dedi ki...

Mehbup, çok ama çok güzel bir paylaşım.
İnsan bazen, olmayacağını bildiğinden, bazen de olmaması gerektiğine inandığından, kendini geri çeker, karşındakine duygularını ifade etmek istemez ya da edemez. Kendini geri çekersin çekmesine; fakat gönül de ferman dinlemez.
Herkesin, olabilirliği yüksek ve gerçekten mutlu olabileceği kişilerle, karşılıklılık ilkesine dayalı, bir aşkı yaşaması dileğiyle...

mehbup dedi ki...

Teşekkür ederim Mgurdal,umarım herkes dileği aşkı bulur ve yaşar..
Shenem,nefreti bıraktığımız zaman varız.Teşekkürler shenem:)

Serkan dedi ki...

Nefretsiz sevgi dolu günler,güzel yazı Mehbup.

FASLI dedi ki...

Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz? ...

 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | free samples without surveys