27 Mart 2010

Dua ve Çantada Keklik Sevgiler



Sevgili blog arkadaşlarım ve google dan gelen ziyaretçilerim, benim için çok değerli bir arkadaşım dostumun annesi bir hafta önce ameliyat oldu.Sonuçlar pek iyi çıkmadı.Şimdi diğer sonuçları bekliyoruz.Bir hafta kaldı.Bu bir haftada duanıza ihtiyaçımız var.Hayat acımasız, insanı yıkıyor.Ben elimden geldiğince yanında olmaya ve destek olmaya çalışıyorum.Belki yeterli geliyorum belki gelemiyorum.Her sabır dediğim de içim gidiyor.Annesini her anlattığında sanki benim annem hasta diye içim yanıyor.Dün bana dedi ki'' Gözüm de yaş kalmadı..'' çırpınıp duran dostuma duanızı bekliyorum.Şu an da beklemektan başka çaremiz yok ve duanızı esirgemeyin.. Herkese tek tek teşekkür ediyorum...

@@@@@

Kırmızı kalbimden bir yazı..İyi düşün.Bir kere daha düşünün.Eşinize,sevgilinize,ailenize, arkadaşınız,dostunuzu ihmal etmeyin.Her şey için çok geç olabilir.. İşte:

Çantada Keklik Sevgiler..

“Çantada keklik sevgiler, alışkanlıklar...Yemek yenecek, sofra kaldırılacak, çocuklar yatağa. Diziyi kaçırmamalı, sabah erken kalkılacak, bulaşıkları da yıkamadık. Ne zamandır tutmadı bu adam elimi? Amannn...Çocuklar işte. Bu cümleyle birlikte yazının geri kalanını gizlemiş olduk...Yine neden bağırıyor ki bu? Aa... evet çorap kalmamış. Ne kadar ortalama hayatlar. Değişecek mi bir şeyler? Belli mi olur piyango çıkar belki...” Kaçımız bu cümlelerin uzağındayız, kaçımız her gün gördüğümüz bir aile bireyinden ya da eşimizden esirgiyoruz sevgi sözcüklerini. Ne gerek var değil mi? Akşam evde görüyoruz ya yetmez mi? Peki ya göremezseniz bir akşam? Ya göremezseniz? Çantada keklik sevgiler işte. Alıştığımız kadın açmayabilir kapıyı bir gün işte, alıştığımız bakkal her zaman olmayabilir her zamanki yerinde, alıştığınız iş arkadaşınız gelmeyebilir bir sabah. O sabah ya da o akşam olmadan gözlerinizi kaldırıp bir bakın ne olur. Ya şimdi neredeyseniz bir düşünün lütfen. En son ne zaman kaldırmıştınız başınızı, ne zaman bakmıştınız?
NE ZAMAN?.....

24 Mart 2010

Yağmur Ruhuma Yağsın


Bursa yağmurlu bugün
Bense ıssız sokaklarda ağlıyorum.
Kimse fark etmiyor gözyaşlarımı,
İçimi acıtan sızıyı
Tarif etmekte güçlük çekerken
Gözyaşlarım yetişiyor imdada
Yüzümü gökyüzüne kaldırıp
Yağmur tanecikleriyle kucaklaşıyorum
Hadi diyorum silin makyajımı
Temizleyin beni
Bedenimi değil ama benliğimi
Yapabiliyorsanız eğer ruhumu temizleyin
Koparın kalbimdeki fırtınayı
Silin içimdeki acıyı
Yer kalmasın hüzne kedere
Hadi yağmur taneleri tertemiz yapın beni.


Hatice Türkmen Yurtseven


Not:Blogum da başından beri benimle birlikte yer alan Hatice hanıma çok teşekkür ediyorum... En zor anımda özellikle Sona Doğru Gidiyorum yazımda bana göstermiş olduğu desteğe tekrar teşekürler..En son şiirlerini bana ulaştıran yazarım Hatice hanım Antoloji.com. da yerini almıştır.Blogumda da ayrıca tebrik ediyorum..Yeni şiirlerinizi bekliyorum.

GÜZEL ÖDÜL



Bir pazar sabahı beni bu ödülle mutlu eden Sevgili Haykırış verdiğiniz değer,göstermiş olduğunuz ilgiye, emeğinize çok teşekkür ediyorum, çok mutlu oldum, iyi ki varsınız.Tekrar teşekkürler.

20 Mart 2010

Aşık Veysel Şatıroğlu


Dünyaca ünlü halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu, ölümünün 37. yılında saygı ve rahmetle anıyoruz.

-AŞIK VEYSEL'İN HAYATI-
''Açar solar türlü çiçek/Kimler gülmüş kim gülecek/Murat yalan ölüm gerçek/Dostlar beni hatırlasın...'' dizelerinin sahibi Aşık Veysel,1894 yılında Sivas'ın Şarkışla İlçesi Sivrialan Köyü'nde doğdu.
Karaca Ahmet ile Gülizar hanımın çocuğu olan Aşık Veysel, çiçek hastalığı yüzünden 7 yaşında bir gözünü kaybetti. Aşık Veysel'in diğer gözü de kısa süre sonra kör oldu.
Babasının, vakit geçirmesi için aldığı sazı çalmaya başlayan Veysel, daha sonra saz ustaları Çamşıhlı Ali ve Molla Hüseyin'den ders aldı.
Aşık Veysel'in Cumhuriyet'in 10. yılı için yazdığı destanın yayınlanması ve Sivas Aşıklar Bayramı'ndaki başarısı dikkati çekti; bu arada
bazı köy enstitülerinde de saz öğretmenliği yaptı.
İki kez evlenen, 2 erkek ve 4 kız babası olan Ozan, 21 Mart 1973'de vefat etti.




AŞIK VEYSEL ve KARA TOPRAK sesli slaytı









AŞIK VEYSEL ŞİİRLERİ sesli slaytı








Ünlü halk ozanı Aşık Veysel -Uzun İnce Bir Yoldayım

Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldeyim
Gidiyorum gündüz gece



Aşık Veysel - Uzun İnce Bir Yoldayım

14 Mart 2010

Evde Kaldım Demeyin


Takip ettiğim bloglarda ve bazı forumlarda evde kaldım isyanları gördüm.Evde kaldım diye üzülmeyin, aşağıdaki yazı azda olsa biraz gülümsetir.. Bekleyin, mutlaka o insan bulur sizi, yeterki doğru insan olsun.. Bir ömürü paylaşacağınız insanı seçmek kolay değil. Bir gün değil, bir yıl değil, bir ömür dile kolay.. Bazılarımız erken bulmuştur, bazılarımız geç bulmuştur doğru kişiyi, ama mutlaka bulur.

Kadın beyni ne kadar doğru bilmiyorum aşağıda ki resimde, biraz doğruluk payı var gibi..Kararsızlık,çikolata, alışveriş gibi sanki doğru..

Takip ettiğim sitedeki yazı ve kadın beyni:

Bir Çin Atasözü derki: Çang çin çong vancing hong, jean heng cloud ching kong
Yani Kadın peşinde koşmanın zararı yoktur, Zararlı olan Onu yakalamaktır.


Kadınlar ağaçlardaki elmalara benzer. En iyisi ağacın en üstündekidir.
Birçok erkek bu iyi olanlara erişmeyi istemezler düşmekten ve yaralanmaktan korkarlar.
Onun yerine yerdeki çürük elmaları alırlar ki onlar iyi değildir ama kolaydır.
Böylece tepedeki elmalar kendilerinde yanlış bir şeyin olduğunu sanırlar. Onlar doğru adam gelene kadar yalnızca beklemelidir ki o ağacın tepesine tırmanacak kadar cesaretli olsun...
Sevda.Tk

08 Mart 2010

Sol Yanım Kırgın Size Sol Yanım Küskün


Geçen sene yaşadığım zorlukları anlatan ve hala kırgın olan sol yanım.
Çok güzel bir şiir, Hatice Hanıma teşekkürlerimi sunuyorum.

Sol Yanım Kırgın Size Sol Yanım Küskün

Bu kadar ulaşılmazmıydı benim düşlerim,
Söyleyin imkansızmıydı tüm heveslerim,
Kimseyi kıracak bir söz demedim,
Sizleri sevmekten başka ne ettim,
Suskunsam, sessizsem şimdiden sonra,
Sol yanım kırgın size,
Sol yanım küskün.

Ben pes dedim artık isteklerime,
Pes dedim ulaşamadığım hayallerime,
Bir umudum kaldı canımın özünde,
Onuda ölsemde vermem kimseye,
Sizlere diyecek tek bir sözümde,
Sol yanım kırgın size,
Sol yanım küskün.

Çırpınışım kimseyi üzmiyeyim diye,
Canlarımın canı yanmasın diye,
Peki bana karşı tavrınız niye,
Polyanna olmaya devam edipte,
Sol yanım kırgın size,
Sol yanım küskün.

Canınız ne isterse söyleyin bana,
Siz yazın seneryoyu ben oynıyayım,
Ama şunu bilin ki ömrüm boyunca
Sol yanım kırgın size,
Sol yanım küskün.
Sol yanım kırgın size,
sol yanım küskün.

Hatice Türkmen Yurtseven




"Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim diymez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim." M.Kemal Atatürk...

Dünya Kadınlar Günümüz Kutlu olsun..Umarım bu sene birşeyler değişir..Ben hala kadınlarımızın ezildiğini düşünüyorum.Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki kadınlarımızın çok zor şartlar altında yaşadıklarını biliyorum.Hep birlikte el elele olmak umuduyla..

02 Mart 2010

YÜCE TÜRK MİLLETİNİN BİLGİSİNE,


Yetmiş altı yaşında emekli Deniz Astsubayı ve Kıbrıs gazisiyim.Vatanım ve milletim için 30 sene hizmet verdim.Hayatımı bu değerler uğruna feda etmekte hiç bir beis görmedim.Deniz kuvvetlerinde muharip astsubay olarak gemi silahlarını kullanmak görevine sahiptim.

Kara savaşlarına bigane olduğum halde komutanlarımın emriyle Kıbrıs 6. kolordu emrine verilerek Kara muharebesine katıldım.Taktik ve silah bakımından yabancı olduğum bu göreve asla yapmam yapamam düşüncesi içime doğmadı.Yurdum ve yüce milletim için canımı vermeye,şehitlik mertebesine yükselmeyi şeref addettim.

Yukarıda şahsım hakkında verdiğim bilgiden maksat Askerlik mesleğinin mukaddesliğini şahsım adına anlatmaktır.Bu düşüncelere hakim olmuş bir baba olarak,oğlumun şerefli ordu mensubu olması için peygamber ocağına verdim.O da bu manevi görev bilinci içinde azim ve gayretle vatan ve milletini şer güçlere karşı müdafaa etme çabasıyla Türk kültürünün şerefli addettiği paşalık mertebesine nail oldu.

23.02.2010 günü duyduğum haberle hayatımın şokunu yaşadım.Oğlum, devlet ve milletimin aleyhine komplo ile itham edildi.Ben bir baba ve asker olarak asla vatanına ve ulusuna ihanet edecek bir evlet yetiştirmedim.Hiçbir somut delile dayanmadan yapılan ithamların sonucu oğlumun tutuklanmasının acizliğin ifadesi olduğunu düşünmekteyim.

Bu sanal teorilerin insan hakları ve mukaddes değerler içeriğinde anne,baba,eş ve çocukları büyük üzüntüye gark etmesi kimsenin hakkı değildir.

Bu husus hakkında ulu Allah'ın yüce mahkemesinde davacı olacağıma büyük ulusuma söz veriyorum.


Tuğamiral Cem Aziz ÇAKMAK'ın babası
Mustafa Cemil ÇAKMAK
Gazi Em.Dz.Ast.sb.

 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | free samples without surveys