24 Aralık 2010

İhmalkârlık


Blogumu çok ihmal ettim, farkındayım.Temamı değiştirdim olmadı, ara verdim olmadı..Kaç kere silmek istedim, parmağım bir türlü gitmedi. Geçmişe baktım, yazılar, yorumlar, heyecanları tekrar görünce bir şans daha hakkettiğini düşündüm. Emekler kolay silinemiyor. Kaldığımız yerden devam edelim.Umarım bu yıl uğur getirir bloguma... bu biraz da benim elimde...


Gül için dikene razı olur musunuz?
Yoksa dikeni de, gülü de red mi edersiniz?

Yeni Yılda

Güllerle dolu günlerin dikenleri,
Sizi düşmanlardan koruyan çitler olsun..

Mutlu yıllar


Bu yılda blogumda beni yalnız bırakmayan tüm değerli blog arkadaşlarıma, çok teşekkür ederim.

21 Kasım 2010

Erkeklerin En Sevmediği Kadın Tipleri


Seksi silah olarak kullananlar:İlişkilerde çoğu kadın kendi üstünlüklerini kurmak için erkeklerin seks isteklerine duyarsız kalır.Bu cesur davranış kendi aralarında alkışlanırken, erkeklere göre basit gibi görünen bu insan ihtiyacından kadınların gerçekten vazgeçebileceklerini düşünmeleri gerekiyor.

Vır Vır konuşanlar: Çoğu kadın konuşmayı sever ve eğer bir erkek onlara bir fırsat verirse susmak bilmeyebilir.Bu erkeklerin kadınların ne söylediklerine dikkat etmeyecekleri anlamına gelmez sadece erkekler her detayı duymak istemiyor.

Bayılıncaya kadar alışveriş yapanlar:Bir ayakkabı ve giysi mağazasında yeme,içme ve diğer sorumlulukları düşünmeden saatler harcayabilirler.Erkeklere göree en kötüsü onunla dolaşmasını istemesi.Mağaza mağaza, amaçsızca her kıyafete ve ayakkabıya bakarak gerektiğinde büyük paralar ödemekten sıkılıyorlar.

Aşırı duygusallaşanlar: Herşeye ağlamak.Acıklı ya da mutlu bir filme,kırılan bir tırnağa ya da kötü kesilen saça.Erkeklere göre daha kötüsü onlardan bu duygusallıklarını gidermelerini beklemeleri.Kadınlar bu tür durumlarda erkeklerin omuzunda ağlamak isterken,diğer taraftan onu rahatlatan şeyler söylemenizi beklerler.Erkekler her dakika omuzlarını ıslatan bir kadın istemiyor.


Kişisel alanlara saldıranlar:Kadınların erkeklerin kişisel eşyalarını karıştırmak gibi içgüdüsel tiki vardır.İlişkisinin yada evliliğinin uzun sürmesini isteyen kadınlar bir gümrük görevlisi gibi herşeyinizi alt üst edebilir.Bu tür davranıştan aslında kadınlar da erkekler kadar nefret eder.

Gizemli,araştırarak konuşanlar: 'Ne düşünüyorsun' sorusu kadınların erkeğin aşkını anlamalarına yardımcı olan bir soru haline geldi.Erkekler belirsiz,teorik soruların yanıtlarını onların istedikleri doğrultuda vermeye çalışmaktan nefret ediyor.Erkekler eğer gerçekten ruh eşi olduklarına inanırlarsa, cevapları hemen veriyorlar.

Zayıf ve muhtaç olanlar:Bazı kadınlar kıymetli hissetmek erkeklerin onları el üstünde tutmasını, şımartmasını ve ne kadar özle olduklarının söylenmesini,etraflarında moral ve destek için pervane olmasını isterler.Erkeklere göre bu noktada bir tezat var.Flört sırasında kadınlar ne kadar özgür olduklarını erkeklere göstermek isterken,aşık olduklarında savunmasız hale gelebiliyorlar.Erkekler ise, dayanıklı ve sağlam kadınlarla birlikte olmak,en azından kendi iç dünyalarıyla barışık olanları tercih ediyorlar.

Kıskançlar:Çoğu kadın sevgilisinden ya da erkeklerden başka bir kadının adını duymaktan hoşlanmaz.Erkekler neden kadınların buna aşırı tepki gösterdiklerini çoğu zaman anlayamaz.Eğer erkekten şüphelenmesini gerektirecek bir davranış varda,paranoyasında haklıdır.Boş yere olan size olan güvensizliğinin bedelini erkekler ağır ödememeleri gerektiğini düşünüyor.

Diğer kadınları çekemeyenler:Neden bir kadın zengin bir kadını övücü sözler söylemez? Kilodan saç şekline kadar her konuda titiz oldukları halde,çoğu kadın hemcinsinin zenginliğini kıskanır.Erkeklerin bu tür şeyler söylemesini istemezler.

Olmadığı halde erdemli görünenler:Çoğu kadın erkeklerden daha erdemli olduğunu göstermeye gayret eder.Erkekler kadınların göründükleri kadar saf ve masum olmadıklarını,her insanın hatalarının olabileceğini düşünüyor.


Gönül, çalamazsın aşkın sazını,
Ne perdeye dokun,ne teli incit.
Eğer çekemezsen gülün nazını
Ne dikene dokun ne gülü incit...

Hazırlayan:Magirbas
Slayt olarak;
Erkeklerin En Sevmediği Kadın Tipleri

15 Kasım 2010

Koç Gribi:)



Melekler hüzünlü bakmasın bugün,
Çocuklar ağlamasın...
Yüreklerde sevgi kokan çiçekler açsın.
Kucaklaşmalar içten,
Heyecanlar büyük olsun.
HAYIRLI BAYRAMLAR.


------ oooo ------


Koç Gribi:)



------ oooo ------

Çok eskidendii..

09 Kasım 2010

Unutmadık!!!


Ömrünü vatanı ve ulusu için harcayan, tarihin kaydettiği
en büyük devrimci Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK,
Türk Ulusunu karanlıktan kurtarıp çağdaşlığa taşıdı,
ancak, yakalandığı hastalıktan kurtulamadı ve
10 Kasım 1938 günü, 57 yaşında iken, hayata gözlerini kapadı.
Ruhu Şad Olsun.
Unutmadık!!!










07 Kasım 2010

Seviyorum Herşeye Rağmen




Ailemi, arkadaşlarımı, dostlarımı ama herşeyden önemlisi insanlara sıfat takmadan tüm herkesi seviyorum.Bana öğrettikleri için, bana verdikleri değer için, beni incittikleri için bile seviyorum.
Bir damla suyun, bir damla suyunu tüketmeyin, ona ihtiyaçı var, ondan destek alıyor,onunla ümitleniyor,bırakın o son damlayı da toprağında bıraksın.
Sizin değerleriniz,düşünceleriniz,kızgınlıklarınız, onlar sizin düşünceleriniz, değerleriniz benim değil veya bir başkasının... Bunun için göstermiş olduğunuz kıskançlıklarınız, kırmalarınız sizin zayıflığınızdır ve bu sebepden ötürü ne beni ne de başkalarını yargılayabilirsiniz...

Mahatma Gandhi
Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür
Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür
Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür
Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür
Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür
Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür
Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür

20 Ekim 2010

Gidersen



Yanan son mumada sen üfle
Mor mabetlere dönsün yüreğim
Sürükle ay ışığını şehrine
Karanlık olsun sebebim.

Vur kilitleri tek tek üzerime
Hanemde kör zindan
Ben loştan bir adam
Hasretin olsun sebebim.

Sök al gözlerimi yerinden
Ardından bakmayayım
Islatmasın dudaklarımı yaşlar
Mültecin olsun sebebim.

Efkarımı bırak bana
Figanıma hükmetmeyeyim
Yırtayım gökyüzünü isminle
Mazin olsun sebebim.
TARIK


Gidersen slaytı masalperisi tarafından videoya çevrilmiştir.


@@@@@@
Değerli Arkadaşlar,
öğrenci, veli ve eğitimcilere özel tüm konularda hazırlanmış, ilköğretim, lise ve Üniversitelere yönelik
yüzlerce ders (eğitim) slaytlarına ücretsiz olarak aşağıdaki linkten ulaşabilir ve anında indirebilirsiniz.
Başarılar...

http://www.slaytyerim.com/slaytlar/cat_view/40-ders-slaytlar-eitim.html

26 Eylül 2010

Boş Vermeden




Bugün ben
Güneşin ilk ışıklarıyla uyandım
Penceremden seyrettim dünyayı
Uçsuz bucaksız
Göklerde ki sevdayı
Baktım ki dünya
Herşeye rağmen
Dönmeye devam ediyor
Aldırmıyor insanlardaki telaşa
Ve amansız karmaşaya

Bizler alıştık,
Bu telaşa ve karmaşaya
Alışmasanda mecbursun
Son nefesine kadar yaşamaya
Boş vermeden dünyaya


Hatice Türkmen Yurtseven


Herşeye rağmen, yaşamak yaşamak zorundayız..Bu boş dünyanın yaşam kavgasında, yüzlerimizden gülücükler eksik olmasın...

07 Eylül 2010

Bayramlar




Güzellik,birlik,beraberlik dolu, her zaman bir öncekinden daha güzel ve mutlu birlikte nice bayramlar geçirmek dileğiyle Ramazan Bayramımız kutlu olsun.İyi bayramlar,sevgi ve sağlıcakla kalın..


Bayramlar Ah Bayramlar Slaytı - Sabah Yıldızı

16 Ağustos 2010

Şimdi Şimdi Şimdi


Uzun zamandır hem blogumu hem de siz değerli blog arkadaşlarımı ihmal ettim.Ama şu an takip ettiğim blogların yüzde doksanına girerken betiği durdur yazısı çıkıyor.Bazı blogları takip edemedim, sadece readerdan takip edebildiğim arkadaşlarım var.Tarayıcımızı değiştirdik bakalım.Umarım bir sorun yaşamayız artık.
Öncelikle herkese hayırlı ramazanlar diliyorum.Kırmızı kalbimizden ufak bir bukle yayınlayalım.
Ben bu reçeteyi uyguluyorum, sizlere de tavsiye ederim.

NE DERSİNİZ UYGULAYALIM MI?
Gülme ve Yaratıcılık Reçetesi

Her sabah aç karnına 1 x 3 adet
-Aynada kendinize gülümseyin.
-Mutlu olmak için özel bir sebep aramayın.
-Çocukluğunuzu işe giderken yanınıza alın.
-Geri geri yürüme egzersizi yapın.
-Kendinizle dalga geçin.
-Hatalarınızın gülünecek yanlarını düşünün.

Her öğlen yemekten sonra 1 x2 adet
-Farklı müzikler dinleyin.
-Merak edin,araştırun.
-Her gün mutlaka anlatacak bir fıkra arayın.
-Olumlu olun.
-Yaptığınız her şeyde keyif arayın.
-Problemlerinize eğlenerek çözüm arayın.

Her akşam yatmadan önce 1 x1 adet
-Bir saat ara vermeden komedi/mizah kitabı okuyun.
-Görülen arkasındaki apsürdü keşfedin ve keyfine varın.
-Aha ile haha arasındaki akrabalığa önem verin.

Sevgiyle kalın.

13 Ağustos 2010

THE TRENDY BLOG AWARDS



Sevgili blog arkadaşlarım Momol beni bu ödüle layık görmüş.Teşekkürlerimi sunuyorum..

THE TRENDY BLOG AWARDS ödülünü 10 arkadaşıma iletilmek üzere verilmemi uygun görmüş.Bu ödülü tüm blog arkadaşlarıma gönderiyorum.

Mavi Köşk


Kıbrıs da bir çok tarihi yerlerini gezdik.Bunlardan bazıları Barbarlar Müzesi ( doktorun evi), Kralların Mezarları, Şehitlikler, Mavi Köşk vs. Burada biraz Mavi Köşk'e değineceğim..

Girne - Güzelyurt dağ yolu üzerinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi yakınlarındaki Çamlıbel köyü’nde, 1956 tarihinde inşa edilen Mavi Köşk, Makarios’un avukatı ve Orta Doğu’nun en büyük silah tüccarı İtalyan asıllı Rum olan Pablo Pavilides’in evi. 1974 Kıbrıs çıkartmasından sonra, bir kaçış tüneli de bulunan bu köşkten kaçmıştı. Geçmiş yıllara kadar bile mobilyalarının bakımı için köşke para gönderdiği söyleniyor. Rum Makarios’un avukatının dönemin şartlarında muhteşem bir mimariyle yaptırdığı ve dışarıdan hiç kimsenin göremediği ama içeriden her yerin göründüğü bir köşk, Mavi Köşk..

Bu köşkü ister denizden,ister havadan bakın, hiç birşekilde görünmüyor.Köşkün sahibinin silah kaçakcılığı yaptığı biliniyor.Mavi köşk dünyada eşine az rastlanan tek örenektir.Avukatı ile silah kaçakcısının 13'özel bir ilgisi olduğu bilinmekte.Evin şekli 13 rakamı şeklinde, 13 musluk,13 oda, yani 13 rakamı etrafında toplanmış.Bu köşkü yapan mimariyide öldürmüştür.
Evin salonundan hem güneşin doğuşunu hem de batışını görebiliyorsunuz.


Evin önünnde muhteşem bir havuz var, söylentiye göre üst kattan attığı elmayı kim tutarsa o gece onunla birlikte olurmuş.Gerçi silah kaçakcısı ile daha değişik söylentiler de bulunmakta, odasında bulunan eşyalardan dolayı.

Evin bir diğer özelliği de perdeleri.Perdelerin özelliği ise ses yalıtımının sağlaması..Köşkün bahçesinde yapılan müzikli toplantılar ve partiler verildiği zaman sesin odalara ulaşmasını engelliyor.

Bahçesinde kendisine bir çalışma yeri vardır. konuşmasını orada yapıyor, ses yankısından konuşmasını dinlermiş, denedim ve gördüm.

Evi sahibinin çocuğu olmadığı halde evde çocuk odası bulunmakta.Tek o oda raylı sisteme göre yapılmıştır.

Evde bulunan heykelin bir özelliğinde dengede bulunması, hiç bir şekilde hareket etmeyen heykelin özelliği ise, depremde hareket etmesi.

Evde çok sayıda günah çıkarma köşesi bulunuyor ve bu köşelerin birinde bulunan bir ayna 9 boyutlu.Günah çıkarma sırasında arkasını göremeyen Pavilides bu ayna sayesinde odanın tamamını ve arkasından gelebilecek tehlikeleri görmesi..

Ev de bulunan içki odasında renk renk masalar vardır,evdeki misafirler hangi odada kalıyorsa, o renk masalara otururlardı.


Pablo Pavilides savaş sırasında yatağın başında bulunan kapaktan(gizli tünel)kaçtığı söylenir,dışarıdan görülen yedi ingiliz evinden birine sığındığı düşünülmekte..






Köşk'ün havuzu


Evin içinde bulunan havuz da Liz Taylor ve Emel Sayın'ın süt banyosu yaptığıda söylenir.


Bukalemun derisi kaplı dolap. Mevsime göre renk değiştirme özelliğine sahip..Bu dolap için yurtdışından para gönderdiği söyleniliyor.



Kaçakcının çalışma odasında bulunan masası ceylan derisinden yapılmış, çalışma koltuğu ise insanı rahatsız edecek şekilde yapılmış.Herhangi bir durumda uykuya daldığında rahatsız ediyor.



Tablonun özelliklerinden birinin Meryem'in başında duran taç kısmı ile elinde duran kasenin altın suyundan yapılmış olması ..


Köşkün bahçesinde bulunan dilek havuzunda arkalarının dönüp dilek tutarak bozuk parayı sol omuzundan aşağıya bırakırlar,tura gelirse dileklerinin olacağı söylenir

27 Temmuz 2010

Çok Özledim


Çok özledim demek bile hiç kalır
Olmaz böyle bir ceza bize
Zamana yada kadere
Boyun eğmekten başka
Bir şey yok ki elimizde

Özledim biricik aşkım
Tadı yok sensiz gecen akşamların
Çiçeklerim açmıyor gönül bahçemde
Ellerim boş ve soğuk
Düşüncelerim se karmakarışık
İçim yine sevginle ve,
Seni düşünmekten ılık

Seninle olmayı düşünmek ne güzel,
Erişilmez bir mutluluğu tatmak
Vaad edilemez bir aşkı paylaşmak
Gözlerine bakmak doyasıya
İnanmak sözlerinin doğruluğuna

Nihayet sana hayallerde ulaşıyorum
İçimde tarifi imkansız duygularla
Seni çok özlemenin zevkine varıyorum....


Hatice Türkmen Yurtseven

19 Temmuz 2010

Anlatamadığım


Neyin hasretinde gözlerim
Böyle günbegün yollara bakıp
Beklediği ne?
Neden ıslak gözlerim
Gözyaşlarıma saklanan gizem ne?
İcimde inceden bir sızı
Belki yanan küçük bir kıvılcım
Beynimde karmakarışık
Bir düşünce yoğunluğu
Hissedipte anlatamadığım duygularım
Tarif etmeye söz bulamadığım
Kelimelerin yetersiz kaldığı şey ne? ...


Hatice Türkmen Yurtseven

07 Temmuz 2010

Dostun Cinsiyeti Olmaz.


Geçen hafta arkadaşım, dostumun doğum günü vardı.Tekrar buradan doğum gününü kutluyorum. Dost hikayesi ararken bu yazıyı buldum.Ne kada ranlamlı..Dost bulmak zordur.Herkes taşıyamaz onu,yüreklilik ister, farklıdır...Arkadaşlıkla karıştırmamak lazım..Taşıyabilen herkese sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum.
Dostun cinsiyeti olmaz..
İşte O Yazı:
Hani, diyorum da, insanın gerçekten mükemmel bir dostu olsa...

"Onu", şöyle, içine sindire-sindire, kocaman bir sarılsa... Ne iyi olur degil mi?

Dostunuz! dostunuz var mı? Kadın ya da erkek... Hiç fark etmez. Gerçek dostun cinsiyeti olmaz. Paylaştığınız birileri var mı? Var ise mesele yok.
Yok ise, gidin bulun hemen! Sırlarınızı paylastığınız. Özlediğinizi açık yüreklilikle söylediğiniz. "Canım benim!.. dediğiniz... Telefonda bile saatlerce konuştuğunuz, sıcacık biri... "O"nu görmediğinizde yüreğinizin "pıt-pıt" attığını hissettiğiniz,bir dostunuz var mı? Dert ortağı, sohbetlerinizi paylastığınız,yalnızlığınızı anlattığınız, sevincinizi hisseden biri...
Yalnız kaldığınızı düşündüğünüzde, birilerine öfkelendiğinizde, sevdiklerinizi özlediğinizde, hayal kurduğunuzda yanınızda o var mı?
Sizi hiç yalnız bırakmayan biri... Cesur, sempatik, azimli, kararlı,
Arayan, soran,"Seni özlüyorum" diyen biri. Böyle bir canlı ile her şeyi konuşabilir, paylaşabilirsiniz. Yanıltmaz! Anlayışla karşılar her şeyi...
Hataları, günahları-sevapları, her bir şeyi konuşabilirsiniz onunla...
Hiç yalnız kalmazsınız nitekim... Böyle bir dost bulmak icin fazla bir arayış içinde olmanıza gerek yoktur. O kendiliğinden çıka gelir zaten.
(Elektrik olayı ..) Bir gün bir bakarsınız karşınızda... Bir de bakmışsınız sımsıcak sohbetler, derin konular, sırlar,paylaşımlar... Kimseye söyleyemediğinizi, en yakınınıza anlatamadığınızı, geçmişteki izleri,geleceğe dairlerinizi, sadece ona anlatır olursunuz. Kadın, erkek Bir dost bulun! Ama gerçek olsun.
Aradığında işinizi değil, sizi soran... Kötü gününüzde ev sahibi, iyi gününüzde kiraciniz olsun. Anlatsın, konuşsun, açık-seçik, korkmadan yaşasın. Güvensin!

Cinsiyeti olmasın!
Bir kartal kadar haşin, bir maymun kadar şaklaban, bir ceylan kadar narin olsun. Doğruları söylesin.
Gerçekci olsun. Yanıltmasın, kandırmasın! İçten, sevecen, sempatik,sevdaları, özlemleri anlayabilen biri olsun. Anlasın! Ağzıyla değil, gözleriyle ve kalpten konuşsun. Yaşasın! Doya-doya yaşasın, doya-doya yaşatsın. Beyninden değil, yüreğinden versin. "Olsun varsın!
Paylaşırım." desin.
Bir dostunuz olsun.
Sizi ve benliğinizdekileri paylaşsın...
Dost olsun!
Ama... Gercek bir dost.....
Alıntı.

22 Haziran 2010

Bir Kelimeyle Ne Anlatabildiysem



Sevgili ve değerli arkadaşım Paranoyak Satırlar beni mimlemiş, teşekkürler..
Bir kelime ile ne anlatabilirsin, aslında zordur ama deneyeceğiz..

* Felsefem:Saygı
* Hayat:Zor
* Çocukluk:Masumiyet
* Güneş:Aydınlık
* Gözler:Aşk
* Yıldızlar:Ulaşılmaz
* Güzellik:Göreceli
* Sevgi:Mutluluk
* Aşk:Uçurum
* Müzik:Dinlendirici
* Dost:Nimet
* Para:Gereksiz
* Zaman:Giden
* Kadınlar:Melek
* Savaş:Acı
* Ağlamak:Rahatlamak
* Deniz:Sonsuz
* Ayna:Görüntü
* Hayal:Varolmayan
Benden bu kadar, bakalım diğer arkadaşlarımızın cevaplarına.
Yüzeysel veYaşadıkça kolaylıklar diliyorum.

Yastayız.

Türkiye'nin başı sağolsun..Ailelerine sabır diliyorum.Verilecek kanımız varsa onu da veririz.Korkmuyoruz ve korkmayacağız..

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı

14 Haziran 2010

Bitti



Bir gün bir hayal tutarsın, avuçlarında...On yıl hayal olsun diye savaş verirsin. Avuçlarından kaymasın diye uğraşırsın,çabalarsın.Bu benim hayalimdir, olacak dersin.Bazen öyle bir an gelir ki,bu sefer kapattım olmayacak dediğin de bile kalbinin derinliklerinde bile bir ışık vardır,bırakamazsın istesen bile, hayatın bu hayale bağlıdır. Gün gelir devran döner o hayal artık avuçlarında tutunamaz kaymaya başlar, o zaman anlarsınki bitiyor herşey.. Tutunamadı hayalim avuçlarım da..Banada tek kalan, yapmam gereken. Mezara koyup kapatmak düşer.Bir hayalin bitişidir artık..

Çok güzel bir söz, kimin olduğunu bilmiyorum ama sevdim bu sözü..
''Ağırladığım,bu kaçıncı vakit,demini almış yüreğimden,içtiğim,kimbilir bu kaçıncı çayım.Ne kadarı kaldı bilmediğim,hayata ikramlarım.Doğrularım,yanlışlarım,dibi tutmuş hayallerim,buyrun diyemediğim.Tek bildiğim kendi tarifim,göz kararı bir tutam mutluluk ve gözyaşı ,alabildiğince sevgiydi eklediğim.Zamanı buyur ettiğim,tapusu beleş ömrümün,bir nefeslik sahibiyim..!! ''

Bu zaman zarfında bana destek olan herkese teşekkür ederim..

06 Haziran 2010

Çiceksi Hayallerim


Beklenen gün geldi,sonuçlar açıklandı, olmadı bu sefer... Olmayınca olmuyor, bu hayalimle de hep bir engel çıktı,ben yoruldum bu engellerle baş etmekten, vardır bunda da bir hayır hikmet derim ve çiceksi hayallerim burada sona erer...


Çiceksi Hayallerim

Her sabah
Güneş doğarken karşıki tepelerden
İçimde binbir umut yeşeriyor
Çiçeksi hayallerimin
Gerçeksi görünüşünden...

Etrafımda kelebekler uçuşuyor
Bir nebzelik ömürlerini
Benim hayallerimle paylaşıyorken
Aldanışlarının gerçekçiliğini göremeden
Kalplerini bende bırakıp
Toprağa karışıyor nadide vücutları

Her sabah
Güneş doğarken karşıki tepelerden
Artık içimde binbir umut yeşermiyor
Çiçeksi hayallerimde son buldu
Şimdi kendi derdimden ziyade
Hayaldaşlarım kelebeklere yanıyorum
Kendi dertlerimi unuttum
Onların bir nebzelik ömürlerine ağlıyorum.


Hatice Türkmen Yurtseven

30 Mayıs 2010

Kadın, Erkek, Aşk, Evlilik, Aldatma

Aşk
Aşk,karşıdakini bulunmaz Hint kumaşı zannetmekle aslında hıyarın teki olduğunu anlamak araasında yaşananların toplamıdır.
Aşk deyip de geçmeyin.Bunun ''olumsuzu'' var, ''yasak'' olanı var, ''düzeyli'' si var, ''büyük'ü var, ''gizli'' si var, ''sırıklamı''ı var, ''büyüleyici'' si var.
Kendinizi yoklayın, illa ki bunlardan birine uyuyordur aşkınız.Yok hiçbirine uymuyorsa ''şahsiyetsiz'' bir aşkınız var demektir.
Aşık olanlara dikkat edin, derin derin düşünürler.Sanki''3.Dünya Savaşı'nı başlatalım mı?'' Tarihi bir karar verecekler ya...
Gözlerini sabitbir noktaya dikip öyle düşünür dururlar.Varsan baksan ''Bir saat oldu aramadı'' gibi birşey geçiyordur o anda akıllarından.

Aldatma
Erkekler asla aldatmazlar, günahlarını almayalım!
Evet eşlerinin dışında çeşitli kadınları yakın incelemeye alan erkekler yok değildir ama onlar'' Allah'ım sen nelere kadirsin, herkesin ağzı,burnu,iki gözüvar yine de kimse kimseye benzemiyor,
bu ne iştir?'' düşüncesiyle tamamen meraktan yaparlar bunu!

Evlilik
Aşkın ergime noktası
İlk günler herşey yolundadır.Size göre en akıllı odur,herşeyi o bilir,en güzel o güler, en güzel o bakar, oturuşu, kalkışı, yürüyüşü,uyuyuşu güzeldir.
''Dünyadaböyle kusursuz biri var mı, Varsa bile o da gelip beni mi buldu? gibi bir soru aklıızın ucundan geçmez.
İlk günlerde işe giderken dudaktan alınan öpücük zamanla yerini önce yanağa, sonra uzaktan ''mucuk mucuk''lara bırakır.Finale doğru:kapıyı çarpıp çıkmalar başlar.
Kocanız gün içinde, başka kadınlarla beraberken içine çekmekten helak olduğu göbeğini sizin yanınızda açıp kaşımaya başlar.
Cicim aylarında sizinle baş başa kalmak için işten kataran,toplantıları eken kocanız,sonradan mevcut toplantıları bile yetersiz bulup, yeni yeni toplntılar icat eder.
Eşiniz her geçen ün sizi daha çok sever ve artık gaz çıkarmak için bile yanınzdan bir saniye olsun ayrılmayı göze alamaz.
İlk günlerde el ele yapılan romantik gezmeler yerini market reyonları arasında tekerlekli araba eşliğinde gidip gelmelere bırakır.

Evlilik ne demektir?

''Pin kodu'' nuzu karınızın da bilmesi demektir.
Kararlarınızı onaylatacağınız bir merci oluşturmanız demektir.
Seksin de memuriyetinin olabileceğini görmeniz demektir.
Talimat denen şeyin sadece amirden alınmayacağını öğrenmek demektir.
Karınızın müfettişlik ve hafiyelik gibi işlere yatkın olduğunu öğremeniz demektir.
Hayallerinizin, ideallerinizin, plan ve programlarınızın yatağınız gibi çift kişilik olması demektir.
Teslim olmak suretiyle esir olmak demektir.
İki ayrı dünyadan bir ucube dünya yaratmak demektir.
Evlendiğinizin gün intihar etmeniz ve naaşınızın evlilik boyunca ortalarda sürünmesi demektir.

Evlilik ve Seks
Memuriyet gibi birşey.Her sabah masanın başına oturup evrak imzalayan memur bundan ne kadar haz alırsa..
Televizyonu kapatın, pijamalarınızı giyin, mesanesinizi boşaltın, yatak örtüsünü itinayla katlayıp kenara koyun,ışığı söndürün, yatağa girin! Hazır mısınız? ....
Komik olmayın.Yatıp uyumanıza bakın efendi efendi..

Kadınlara
Erkekleri değiştirmeyi uğraşmayın.Sabredin zaten kendiliğinden değişecektir.Emin olun beş sene sonra tanıyamayacaksınız.Eşiniz bilgisayarından başından kalkmıyorsa işgillenin.Siz mutfakta soğan doğrarken o içeride orgazm oluyor olabilir.
''Erkekler aşık olmaz'' diyenlere sakın inanmayın. Olurlar.
Ancak onlarda aşkın tezahür edişi biraz farklıdur.
Siz mutluluktan şarkılar söylerken.Onlar önlerine çıkan ilk kadınla yatarlar.

Erkeklere
Erkeklere verilen nasihatı yazmıyorum. İsteyen videodan izleyebilir..


Bu slayt Masalperisi (mehtap) tarafından videoya olarak yüklenmiştir.. Video ile söylenecek söz fazla yok,herşey anlatılmış. Allta bulunan ok tuşuna basarak sayfaya geçiş yapabilirsiniz.. Slaytyerime teşekkürlerimi sunuyorum.

25 Mayıs 2010

Gabriela ve Beyaz Mutfakta Görelim



Mutfaktaki Cadi arkadaşımız güzel bir hedefi var. ''BEYAZ'la yemek yapmak.''
Bizler sayesinde sesini duyuracak,yaptığı başarılı çalışmalar ve göstermiş olduğu azmiyle bizlerde desteklerimizi gösterelim.

http://www.mutfaktakicadi.com/

http://www.serbestkose.net/2010/05/25/beyazit-ozturk-duy-gabinin-sesini/

Ses verirsek elbet duyulur sesimiz...Hayallerinin peşinden koşan arkadaşımıza destek olalım.

21 Mayıs 2010

Dosta el sallama zamanı şimdi



Kimse kusursuz, kimse mükemmel değil.Bu aralar çok hatalar yapıyorum.Düzeltebiliyor muyum, sanmıyorum.Hatalar biz insanlar için, hatalar yapmazsak olgunlaşamayız.Üst üste gelince insan biraz üzülüyor, çıkamıyor işin içinden.Bütün kapılar kapanıyor sanki. Dört duvar arasında ne kadar kalabilirsin ki... Bu hafta sevdiklerimi çok üzdüm ben.Umarım o iki kişi beni affetmiştir.
Bugün KPSS başvurumu yapıyorum.Allah herkesin gönlüne göre versin..


Yazarımdan bir şiir ve Veda Busesi

Dosta el sallama zamanı şimdi

Belki bu son yolculuğundur,
Bir daha yolun düşmez buralara.
Gittiğin yerler o kadar uzaksa,
Bırak son gözyaşlarında
Süzülsün yanaklarından.
Dönüp bir daha bak
Sevdiğim, canım dediklerine
Göz pınarlarına süzülen gözyaşlarını
Şimdi bir kenara bırakma zamanı.
Seninle bağdaşan hüzünlerini
Yanına alıpta,
Gidiyorsun artık sonsuz uzaklara.
Hani bir şarkı varya...
Dönülmez akşamın ufkunda
Dönüp ardına son bir kez bakıpta
Dosta el sallama zamanı şimdi...


Hatice Türkmen Yurtseven



Zeki Müren-Veda Busesi (Hani O Bırakıp Giderken Seni)
Yükleyen ssonmez. - Diğer müzik videolarına göz atın.

15 Mayıs 2010

Düzen Kuramadım



Yeni bir hayat sevdasına kapılarak,
Köyümü bıraktım ilk önce.
Çok sevdiğim ailemi,canım annemi
Hayallerimin peşinden geldim.
Sana geldim ey sevgili...
Bıraktım afacan kuşumu,
Bıdık kedimi,saksıda çiçeklerimi.
Yeni bir düzen kurdum.
Minicik evim,
Saksıda değil, vazodaydı çiçeklerim
Duvarda resimlerim
Birde oyuncak bebeğim...
Çocukluk devremi çoktan geçsemde,
İçimdeki çocuğu büyütemedim.
Her şeyden vazgeçtim
Sen olacaktın ya..!
Sonradan duydum ki
Sende benden vazgeçmişsin,
Yine yarım kalmıştı hayallerim
Boynu bükülmüş vazodaki çiçeklerimin...
Yine düzenimi kuramadım
Bu kız çocuğunu artık
Ne yaptımsa
Oyuncakla avutamadım...


Hatice Türkmen Yurtseven

11 Mayıs 2010

Hedefim



Hedefin varsa yaşıyorsun, hedefin yoksa kayboluyorsun.Son zamanlarda farkettimki gerçek alem olsun sanal alem olsun kaybolmak istemiyorum.Hedefimi belirledim,geçen sene bırakmıştım.Ama yanlış olduğunu farkettim.Savaşmak direnmek istemedim, zamanın da elimdeki fırsatları değerlediremedim.O yüzden geçmişimi sorgulamak istemiyorum.Keşkelerden yoruldum..İnsan hayatında yanlış kararlar verebilir.Bu yanlış kararlar yüzünden acı çekmek istemiyorum artık. Bu son günler bazı şeyler yüzüme tokat gibi geldi.
Son bir hamle ile tekrar KPSS sınavına girmeye karar verdim.Tekrar o kitapları görmek korkutuyor beni ama..Başarırım.Bundan 2 sene önce girdiğimde de bir hafta kala çalışmıştım,iyi bir puanla sınavı vermiştim.Ama öyle torpiller dönüyor ki. Duyunca üzülüyordum.Bir kere daha savaşa girmeye karar verdim.Aslında süre geçti sanıyordum.Haberler de duyunca dene dedim.Belki sonu hüsran olacaak ama keşke demeyeceğim.Elimden geleni yaptım derim.

17 Mayıs da memur alımı var, bu sefer de başvuracağım.Doğu illerini yazmaya karar verdim.Önceden yazmıyordum.Belki sınava bile girmeye gerek kalmayacak.Hayatta çok şey istemedim, ufacık şeylerden mutlu olan biriyim.Bir ''günaydın, nasılsın demek bile'' yetiyor mutlu olmama... Hayal başka birşey ,avuçlarımın içinden kaymasın bu sefer..

Son zamanlarda beni mutlu eden bir video:O Yaree Mektup Yazdım Yollayamadım :) Çok güzel oynamışlar:)


02 Mayıs 2010

Bıraktıklarım...



Acılarımı, hüzünlerimi,
Gözyaşlarımı
Bizi bu hale düşürenlere
Bırakıyorum..

Sabahlar kadar taze gülücüklerimi,
Ardımdan yetişen gençliğe...
Sonsuz güzelliklerle dolu
Umutlarımı...
Tüm umudu yıkılanlara,

Sevgi dolu bakışlarımı
Sabırsızlıkla bekleyenlere...
Özlem dolu hislerimi
Tüm özleyenlere..

Yıllar önce çaldığın
Sevgi dolu kalbimi
Yine sana bırakıyorum...


Hatice Türkmen Yurtseven

Eşinizle ve sizin sevgi diliniz farklıysa..


SENİ SEVİYORUM DEMEK ÇOK ZOR DEĞİL.BİR ŞEKİLDE İFADE EDİN.HERŞEY AĞZINIZDAN ÇIKACAK İKİ HARİKA SÖZ VE HARİKA BİR YAZI..

Eşinizle ve sizin sevgi diliniz farklıysa..
Bizim geleneksel yapımızda, erkekler eşlerine “seni seviyorum” dedikleri zaman, onun kontrolünü kaybedeceğini, kendilerinin de otoritelerinin zayıflayacağını düşünürler. Kadınlar ise, genellikle sevgiyi ifade etmenin ayıplanacağı anlayışıyla yetiştirilirler. Halbuki nasıl yüz sene öncesine göre kıyafetler, günlük ihtiyaçlar değiştiyse, bazı davranış kalıplarının da değişmesi kaçınılmazdır. Zaman içinde kaçınılmaz olarak değişen davranış kalıpları sevgi dilleri için de geçerlidir. İşte bu değişimlere uyum sağlamak için, eşlerin farklı sevgi dillerini ve birbirinden farklı sevgi dillerine sahip olsalar bile bunu paylaşmayı öğrenmesi gerekir.

Sevgi, para yönetimi gibidir. Nasıl ki başarılı işadamları riske girerek yatırım yaparlar ve bu risk kar olarak geri dönerse, sevgiye yapılan yatırım da mutlaka kişiye geri döner. Verilen sevginin boşa gitme, değerlendirilmeme, anlaşılamama ihtimali vardır. Bu ihtimal, farklı sevgi dillerine sahip eşler arasında daha da yüksektir. Eşlerden biri “Ben seni seviyorum” diyerek bir sonuç alamadıysa, B planına geçmeli, yani eşinin anladığı sevgi dilini konuşmaya çalışmalıdır. Bu ise ancak onun davranışlarını inceleyerek yapılabilir. “Ben şunu istiyorum” deyip beklemek yerine, çok iyi gözlemci olup hangi durumların onu mutlu ettiğini öğrenmek gerekir. Karşı tarafın sevgi dili, fiziksel temas, hediyeleşmek, beraber zaman geçirmek, açık iletişim kurmak vs’den hangisiyse o dili fark ederek, o yoldan ilerlemek gerekir. Yüz kapılı bir saray sarayın doksan kapısı kapalıysa, bu kapılardan zorla girmek yerine biraz uğraşıp açık olan on kapıyı bulmak ve buradan içeri girmeye çalışmak daha doğrudur. Eşinizin sevgi dilini fark etmek, tıpkı sarayın kapılarını bulmak için harcanan çaba gibi, onunla olan iletişiminiz üzerine düşünmeyi, çaba sarf etmeyi gerektirir. Bunun için yıllarca çaba gösterilmesi gerekebilir. Nitekim bizler sık sık, “Bunca yıldır evliyim, eşimin bazı huylarını yeni keşfettim” diyenlere ya da eşine sürekli sevgi gösterip karşılığını ancak yıllar sonra alan kişilere rastlarız.

Bazı insanlar, sevgilerini direkt olarak belli etmezler. Bu kişiler arasında evliliğini çok güzel yürütenler de vardır. Bu demektir ki, bu çiftlerin sevgi dilleri birbirine yakındır ve iki taraf da birbirine duyduğu sevgiyi sözden ziyade davranışla ifade etmektedir.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

27 Nisan 2010

Şu Yüce Dağları Duman Kaplamış

Şu Yüce Dağları Duman Kaplamış
Yinemi Gurbetten Kara Haber Var
Seher Vakti Burda Kimler Ağlamış
Çimenler Üstünde Gözyaşları Var....


Erzincan'ım, Memleketim...



Erzncn [HQ] | Facebook Video

25 Nisan 2010

Aşka Gönül Vermişim


Bir şubat akşamında
Bahar havasını andırıyordu gülümsemen
Taze ve canlı bir o kadarda çekingen.
Korkma bu sevgiden
Yanında ben varım
Seni sevmişsem,sana gönül vermişsem
Dönüşü yok artık
Sana yanlızca beni sevmek düşüyor

Sende sadece,
Sevilmek istiyorsun
Belli edemiyor olsam bile
Daha fazlasını verdim sana
Vazgeçilmez bir tutkuyla bağlanmışım
Sonsuza kadar yolunu bekleyebilirim
Hiç usanmadan bıkmadan
Ben aşka gönül vermişsem
Can sevdasından vazgeçmişim demektir...


Hatice Türkmen Yurtseven

20 Nisan 2010

Nedir Bu Bloglar Arası Savaş???


Bu konu da yazıp yazmama konusun da çok kararsızdım.Bundan bir kaç hafta önce bir blog arkadaşı ziyaretim de yazdığı yazıdan dolayı izlemeden çıktım.Yazdığı yazı blogları eleştri niteliğindeydi.İnsanlar neden blog tutar,paylaşmak için yazıları,istediğini duygulaını düşüncelerini, beğendiği yazıları blogun da paylaşır.Bu kişi blogları alıntı olarak paylaşımlar yapıldığını,maillere gelen yazıların blog da paylaşıldığını, cinsel konuların yansıltığını ve bundan dolayı durumdan rahatsız olduğunu belirtmiş.Bu yazıyı okuyunca izlemeden çıktım.Eğer bir insan istediğini paylaşamadıktan ve istediğini yazamadıktan sonra niye blog tutsun.

Aslında bu yazıyı yazmamın sebebi ise, geçen bloguna uğradığım da gördüğüm yazıydı.Evet mailden alıntı yapmıştı, eee kardeşim sen hem eleştriyorsun blogları hem de aynı şeyi yapıyorsun..Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu...
Yapmayın eğer eleştri yapıyorsan arkasında dur, yapamıyorsan hiç yapma yoksa bak böyle tükürdüğünü yalarsın..Bu da sana kapak olsun..

Benim için önemli olan blogda ki içerik ve paylaşımlardır..Eğer o içerik sağlam ise bence tam blogcudur.Yoksa kendisi yazmış, şu yada bu yazmış. önemi yok.Bana verdiği duygu hissi,öğretisi yeter..

17 Nisan 2010

Çok Zor Olacak



Yıkılan umutlarımın arkasından
Günlerce gözyaşı döktüm
Sanki güneş bir daha doğmayacak
Bahar yeli esmeyecek kapımda..
Mutluluklar çok uzak,
Şu karlı dağların arkasında…

Derken, kader seni çıkardı karşıma
Biliyor musun?
Sen diğerlerinden çok farklıydın
Ben seçmiştim seni
Kim olduğunu bilmeden
Kimseye sormadan.
Yalnızca benim eserimdin.
Sana kendi yarattığım
O sevgi dolu dünyada yer verdim
Senin içinde güzel hayaller kurdum
Hem de saf,
Tertemiz berrak sular gibi..
İşte! İçime yine karamsarlık düştü
İnsanlara güvenim yıkılmıştı bir kere
Çok zor olacak
Bu yeni başlangıçlar biliyorum
Belkide sanada tam alıştım derken
Sende beni bırakıp gideceksin
Ve ben yine
Yanlızlığımla baş başa kalıcam
Ve yine aptallığıma ağlıyacam…


Hatice Türkmen Yurtseven

Akira Kurosawa


Japon sinemasının imparatoru unvanına sahip Akira Kurosava 1910 yılında yedi çocuklu bir ailenin son çocuğu olarak Tokyo'da dünyaya geldi.
Ağabeyinin erken yaşta intiharıyla büyük bir sarsıntıya uğrayan Kurosawa bir süre sonra yardımcı yönetmen olarak sinemaya başladı. Hidesuke Takizawa, Kajiro Yamamoto, Mikio Naruse gibi dönemin tanınmış yönetmenlerinin asistanlığını yapan Kurosawa, ilk filmi Sugata Sanjiro'yu (Büyük Judo Efsanesi) 1943 yılında yönetti. Zamanla birçok başarılı filim çalışmasında sonra önemli bir yönetmen konumuna geldi.
Onu Batı dünyasına tanıtan film, Venedik Film Festivali'nde en iyi film ödülünü alan 1950 yapımı Raşomon olur. Bir haydutun ormanda bir samurayı öldürüp karısına tecavüz etmesi sonrası, haydutun, samurayın, tecavüze uğrayan kadının ve tüm bunları izleyen oduncunun olayı farklı açılardan anlattıkları film, gerçeğin görece bir kavram olması üzerine etkileyici bir yapım idi. Yeni çekim ve anlatım teknikleriyle Kurosawa'ya uluslararası düzeyde de başarı getirdi.
1940'lardan 1960'ların ortalarına kadar Kurosawa aynı ekiple çalışmaya özen gösterdi. Fumio Hayasaka müziklerini, Asakazu Naki ise kameramanlığını yaptı. Takaşi Şimura ve Toşiro Mifune'de oyuncu olarak Kurosava'nın birçok filminde başroller üstlendiler.
Kurosawa'nın çok sayıda filmi Hollywood filmlerine esin kaynağı oldu. Örneğin, Yedi Samuray Yedi Silahşör'e , Saklı Kale Yıldız Savaşları'na, Koruyucu ise Bir Avuç Dolar İçin'e kaynaklık etti.
60'ların sonunda Tora Tora Tora adlı filmle Hollywood'a giden yönetmen, filmi yarım bırakarak ülkesine döndü. 70'lerin ortalarında Sovyetler Birliği'ne giden Kurosawa, Rus bir subayla Moğol bir avcı arasında yüzyılın başında geçen bir dostluk öyküsünü anlatan Dersu Uzala filmini çevirdi. Film 1976 yılında en iyi yabancı film Oskar'ını aldı .
Aynı zamanda resim sanatı ile de ilgilenmiş bir çok sergilerde resimleri yayınlanmıştır. Yaptığı sıra dışı resimler ile gündemde kalmasını da başarmış ancak yönetmenliği konusunda daha geniş kitlelere ulaştığı için yönetmenliği her zaman ön plana çıkmıştır....



Akira Kurosawa Resimleri slaytı

Slayt Tasarım: N.Kefeli

15 Nisan 2010

Sonundaaaa




Bir haftadır bekliyordum, sonunda bilgisiyarım bir haftadır servis de bekliyordu.Ne yazık ki ana kart gitmişti. Bugün aramışlar ama duymamışım, akşam farkettim. Aradım,yapıldı dediler..Yarın nasip olursa alacağız.Bugün duyduğum en güzel haberdi.Sigarayı bırakacağım, demiştim ve yapacağım.
Ufacık şeylerden mutlu olabilen bir insanım..VE ŞU ANDA ÇOK MUTLUYUM..

13 Nisan 2010

NEFİS TAVUK (yapılışındaki teknik)

Pikniğe giden herkese tavsiye ediyorum.
Tavuğun tüm yağlarının etlerinden ayrılması tavuğa ayrı bir lezzet veriyor.
Kesinlikle birgün bunu denemelisiniz.












 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | free samples without surveys