30 Ekim 2011

Seni Sensiz Sevdim Ben



Seni sensiz sevdim ben,
Ela gözlerinin büyüsüne kapılmadan.
Sıcaklığını hissetmeden ellerinin,
Ve, teninin kokusunu duymadan daha
Seni yaşamadan doyasıya,
Seni özlemenin tadına vardımya....

Bilmemki; Kimsin,nesin,nerelerdesin...
Bildiğim tek şey,
Benim yarattığım,hayal denizindesin...
Canım dediğinde,canımı sızlatan
İçimi acıtan...
Şu hasta bedenime can katan...

Hayalinden vazgecemediğim sen,
Gercek olamıyacak kadar güzel,
Ama vaz geçilemiyecek kadar özel...

İmkansızım.....
Seni sensiz sevdim ben,
Bil ki sensizde yaşatırım.....

Hatice Türkmen Yurtseven

21 Eylül 2011

Bırakmadılar


Seyreyledim dünyayı
Başıboş karanlıkların ardında
Eski tadı yok artık sevmelerin
Geceye zevk veren
Mehtap bile ışıksızdı.
Haber bekledim uzak yıldızlardan,
Bir sevgili özlemi duydum
İçim ürpererek...
Kırık kadehler arasına saklanan
Biçarelerin sarhoşluğu vardı bedenimde
Hep böyle,
Sarhoş kalmak vardıya içimde
Umursamadan dünyayı
Bırakmadılar ama,bırakmadılar
Zorla uyandırdılar
O gizemli rüyalardan.

Hatice Türkmen Yurtseven

13 Ağustos 2011

Kadın Erkeğe Karşı






Kadının erkeğe karşı geldiği anlarda kadının karşılığı ve ilginç durum


Erkek dedi ki:
Doğrusu neden sütyen taktığını anlamıyorum, içine koyacak hiç bir şeyin yok ki.
Kadın dedi ki:
İyi ama sen de don giyiyorsun


Erkek dedi ki:
Bu gece pozisyonlarımızı değiştirelim mi?
Kadın dedi ki:
İyi fikir ben kanepede otururken sen de ütü masasının yanında dikil...


Erkek dedi ki:
Sana yiyecek alman için verdiğim parayla ne yapıyorsun?
Kadın dedi ki:
Dön de şöyle bir ayna da kendine bak anlarsın..


Bayanlar tuvaletinin duvarında şöyle yazar..
''Benim kocam beni tuvalette bile takip eder''
Tam altında şu yazar.
''Ben değil''


Soru:
Bir adamın gelecekle ilgili planlar yaptığı nasıl belli olur?
Cevap:İki kasa bira aldığı zaman


Soru:
Sarışınlarla ilgili fıkralar neden çok kısadır?
Cevap:
Erkekler kolayca hatırlayabilsin diye.


Soru:
Kaç tane erkek tuvalet kağıdı bitince yerine yenisini takmıştır?
Cevap:
Bilmiyoruz şimdiye kadar hiç böyle bir şey olmadı.


Soru:
Neden hassas şevkatli ve bakımlı erkek bulmak çok zordur?
Cevap:
Onların zaten erkek arkadaşları var.


Soru:
Kocasının her gece nerede olduğunu bilen kadına ne denir?
Cevap:
Dul


Soru:
Neden evli kadınlar bekar kadınlardan daha kiloludur?
Cevap:
Bekar kadınlar eve gelir,buzdolabında ne var diye bakar ve yatağa gider.
Evli kadın eve gelir, yatak da ne var diye bakar. Ve buzdolabına gider.


Soru:
Bekar barlarındaki bütün erkeklerin ortak özelliği nedir?
Cevap:
Evli olmaları

Erkek Tanrı'ya sorar.Tanrım neden kadını bu kadar güzel yarattın?
''Tanrı cevap verir: Sen onu sevesin diye.
Ama Tanrım neden onu bu kadar aptal yarattın?''
Tanrı cevap verir:O seni sevsin diye.



KADIN ERKEGE KARŞI sesli slaytı (PPS)

08 Ağustos 2011

Çekip Gitsem Buralardan....

Yapabilsem....
Çekip gitsem buralardan.
Ardıma bile bakmadan,
Yapabilsem ama
Canlarımın canını yakmadan..
Kimseye hiç bir laf atmadan
Yanmadan...
Yakılmadan...
Çekip gitsem buralardan
Ardıma bile bakmadan
Hani uzaklara,
Çok uzaklara....
Gözün görmediği,
Gönlün katlandığı diyarlara...
Çekip gitsem buralardan
İçim acımasa artık,
Vicdanım sızlamasa,
Birtek kendimden mesul olsam,
Bağlasan durmazdım ya buralarda....
ahh canlarım..
Onların canı yanmasın diye,
Bu fedakar çırpınışlarım..
Çekip gitsem buralardan
Ardıma bile bakmadan
Mümkün olsa..
Kimseye hesap vermesem
Verilecek tek hesabım
ALLAH a kalsa
Çekip gitsem buralardan
Çekip gitsem
Gitsem......

türkmenkızı...21-07-2009

Hatice Türkmen Yurtseven

Tutkulu Yalanlar


Bir enkaz yığınını andırıyor
Şimdi bedenim.
Rüzgarlar dağıtmış saçlarımı
Darmadağın...
Çoktan söndürülmüş
Gözlerimdeki ışıklar.
Umutlar suya düşmüş,
Söylenmiş en tutkulu yalanlar.
Kalbimde fırtınalar kopmuş
Bu keşmekeş sonunda,
Dizlerim yorgun düşmüş
Yorulmuş bu koşmacada.
Gözlerim şu ağacın
Yeşil dallarına takılmış,
Bir kuş cıvıltısı sinmiş içime
Hep aynı şarkıyı söylemekte...
Hayallerim
Sonsuzluğun sınır çizgisini
Çoktan aşmış.
Gözlerim hala,
Bir ağacın yeşil dallarına
Takılı kalmış.


Hatice Türkmen Yurtseven

23 Temmuz 2011

Zamana Yenik Düştük


İnanmak istemiyorum
Her şeyin bir sonu olduğuna..
Bir çırpıda bitmemeli
Yenik düşmemeli zamana sevgi..
Sınır tanımamalı,
Uğruna ölmeli insan
Sevgi sürmeli bir ömür boyu
Sönmemeli yüreğimiz zamanla
Ve koparmamalı zaman insanları bir birinden.
Dostluk korlanmalı, sevgi tütmeli
Kuşatmalı uzak şehirleri insanlar...
Sevgi sarmalı bizi
Sımsıkı ayrılmamacasına
İnanmak istemiyorum
Her şeyin bir sonu olduğuna...


Hatice Türkmen Yurtseven

27 Haziran 2011

Yalnızlık Son Deminde Yaşanır


Yalnızlık son deminde yaşanır sessiz gecelerde, belki süzülen gözyaşlarını kimseler görmez, hıçkırıkların karışır gider gecenin sessizliğinde...
Yürek yangınına eşlik eder ateş böcekleri, yanıp söner ''yalnız değilsin, sana eşlik eden ben varım'' der gibi..
Neden geceyi daha çok sever tüm sevdalı yürekler?
Neden geceye en sadık, en vefalı dostum der tüm aşıklar?
Gece de sever sevdalıyı, basar bağrına dinler derdini paylaşır yalnızlığını ve en önemlisi sır tutar, kimseye söylemez gamzelerine süzülen gözyaşları.
Hıçkırıklara boğularak anlattığın yasak aşkını yürek yangınını..Vefalıdır, ses çıkarmadan dinler, basar seni karanlık bağrına... Derin bir nefes alır huzuru yaşarsın gecenin karanlık kollarında....
İç geçirirsin ahh dersin; uzak diyarlarda ki sevgili olmalıydı şimdi omuzuna yaslandığım, tüm çocuksu hayallerimi paylaştığım..
Hayallerde ki o huzurlu yuvayı ve içinde ki çocukları, çocuklarımızı...

Gecenin karanlık kollarında kaybolmak vardı şimdi, huzuru bulamıyorsam sensiz uzaklarda. Kalbimin çaresiz çırpınışlarına ortak mı olmalı yine gözyaşlarım...
Sensiz nasıl yaşanacaksa bu koskoca ömür, bilmem ki nasıl geçer günler, haftalar, aylar...Sana hergün bir öncekinden daha çok özlem duyarken bu yürek, söyle sevgili bu hasrete hangi can dayanır....
Ama dayanıyor be canözüm...Bir Leyla olamasam da, ya da bir Aslı, veya Şirin...
Senin sevdan olduktan sonra bu yürekte, bende dayanırım hasretin her türlüsüne..
Ve yalnızlığın son demini yaşarım yine zifiri karanlık gecelerde....

Hatice Türkmen Yurtseven


Not: Görsel http://www.goktepeliler.com/ sitesinden alınmıştır.

20 Haziran 2011

Nedir sahi dürüstlük ?


Dürüstlük nedir ? Yalanla mı orantılı yoksa insanlara göre göreceli bir kavram mı oldu ? Çözemedim nedir sahi dürüstlük ?

Dürüstlük T.D.K sözlüğünde “doğruluk” olarak, diğer sözlüklerde ise “özü sözü bir olma”, “olanı olduğu gibi yansıtma", “gerçeği saklamama”, “bildiğinden, inandığından ve olduğundan başka türlü görünmeye veya göstermeye çalışmama” olarak tanımlanır. Eski Türkçedeki karşılığı samimiyettir.

Eğer ki dürüstlük buysa, nerede yanlışlık var. İnsanlar dürüstlük oyunu mu oynuyor. Peki neden, insanlar kendilerini neden farklı göstermeye çalışırlar ki, değer mi? Sanırım bu soruların cevabını hiçbir zaman bulamayacağım.

13 Haziran 2011

NERDESİN…? Ruhumun diğer yarısı……




Tanrı ruhları yarattığı zaman bir bütün olarak yaratmış, ve sonra onlara bir heyecan bir arayış katmak için bu bütünü ikiye bölüp, birine erkek birine dişi diye isimlendirip dünyaya salmış, ve bir ömür boyu birbirini arayıp durmuş bu iki ruh parçası. Kimi buldum sanmış, kimi gerçekten bulmuş, kimiyse ömrü boyu aramış bulamamış, onlarınki mahşere kalmış… İşte ondandır,insanların aşk ta, sevgi de, evlilik te hep bir arayış içinde oldukları. Bazen her şey mükemmel olsada,eksik olan yarım kalan bir şeyler vardır hep.Aranan ama bir türlü bulunamayan.İşte o aranan ruhumuzun diğer yarısıdır, onu hep aşkla ararız. AŞKLA…!

Peki nedir bu aşk denilen şey…? Nedir bu yaşanan acılar, güzellikler…? Aşk hayatın bize hazırladığı en büyük süprizdir belki.’’Aşık oldum’’ dediğiniz an akan sular durur.Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer, ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik, aşkın sırrınıda çözerdik herhalde… O zamanda aşkın büyüsü bozulmaz mıydı..?

Aşktan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz, yaşanılan aşkı da suçlamak, inkar etmek aşka yakışmaz. İnsan yapabiliyorsa sonuna kadar savunmalı aşkını, bunu yalnız hayallerinde yaşıyor da olsa

’’Seni seviyorum’’ diyebilmeli içinden geldiğince…Aşkın doğrusu yanlışı varmıdır bilmiyorum.Kime karşı hissediliyorsa doğru insanın o olduğu düşünülür hep.. Aşktan değil, onun kaçmasından korkun.Ve doğrumu yanlışmı demeden sonuna kadar savunun aşkınızı… Hayattaki konumunuz ne olursa olsun,Evli, bekar, yaşlı, genç ne olursanız olun aramaktan vaz geçmeyin ruhunuzun diğer yarısını…

Hayat zaten kocaman bir yalan, bu kadar yalanın içinde gerçek ve doğru olan tek güzellik AŞK.!! Lütfen ona haksızlık etmeyin..

Ruhunuzun diğer yarısını bulmanız umuduyla…
Hatice Türkmen Yurtseven

Not:Güncellenmiştir. Hatırlamak gerekir.

11 Haziran 2011

Ahh o çığlıklar olmasaydı!


Hayata gözlerimizi açtığımızda annemizi babamızı seçme imkanımız yok. Ama yola kiminle devam edeceğimzi eşimizi, dostumuzu, arkadaşımızı seçeriz. Bu yolda yürürken bazı arkadaşlarımızdan ayrılmak zorunda kalırız, yaşam şartları, hayat mücadelesi vermek için, ama başka bir yolda tekrar karşılarız, o an yaşanan mutluluk paha biçilemez. Bazıları ise bırakırlar bizi, ölüm alır elimizden. Dökülen bir kaç damla gözyaşıyla yüreğimize gömeriz. Hatırladıkça, o gözyaşları içten içe akar. O yollarda yürürken çukurlara düşeriz, kavisli yollardan geçeriz. Ama genede ayakta dururuz, sağlamdır arkadaşlıklar sevgi vardır, dostluk vardır, saygı vardır ve bağlılık vardır. Yolda hep iyilerle karşılaşamıyoruz. Öyle ki bazıları vardır ki içinde bulundukları buhran denizlerine, dipsiz kuyularını sizleri de çekmek isterler ki siz o kuyuya indikçe çığlıkları duyarsınız ve en acısı da o çığlıkların sevdiğiniz insanlara ait olmasıdır.O kuyuya insanları çekmek isteyenlere acıyorum, kendilerini o dipsiz, derin kuyunun esiri olmuş, yollarına devam edemiyorlar. Başkalarını da kendi kuyularına hapsetmeye çalışıyor ki, çok yazıkkk!!! Siz el uzattıkça tutmak yerine sizi de çekmeye çalışırlar kendi iğrenç kuyularına.Esir değil, özgür olmak istiyorum.O an; o kuyuya inerken o çığlıkları duyunca, ne kadar uzaklaşabilirsem o kadar iyidir dersiniz ve kaçarsınız. Aslında bir kaçış değildir bu, yapabilecek birşey olmadığındandır o insanlar için. En doğrusuda kaldığınız yerden yolunuza sevdiğiniz insanlarla devam etmektir.
Yolda yürürken ne olursa olsun sevginizi, saygınızı verin ama değerlerinizden asla vazgeçmeyiniz.
Bir kez daha şanslı olduğumu hissediyorum.Bir kaç gündür devamlı dinlediğim bir şarkı, dinleyiniz.
Black - Wonderful Life


Tavsiye etmek istediğim bir yazar, yazılarında bana bir çok şey kattığı ve çok şey öğrendiğim bir yazar. Nesgayfe

08 Haziran 2011

Denizaltı Heykelleri


Deniz Altında Hayaletler Şehri
İngiliz heykeltıraş Taylor, yaptığı yüzlerce heykelle Meksika'nın Kankun bölgesinde denizin altında şehir kurulmuştur.
Başından alevler fışkıran adam, alışveriş yapan, dua eden, televizyon izleyen insanlar..
Hepsi denizin altında hayali bir yaşamın içerisindeler.
Meksika’nın Kankun bölgesinde denizin 8 metre dibinde "Sessiz Evrim" temalı müze hazırlanmış ve Taylor, yaptığı 400 heykelle denizin altında bir hayat kurmayı palanlamıştır. Taylor, heykellerinde yaşamın her karesinden kesitler kullanmış.
Başından alev fışkıran adam için mercanlardan yardım almış. Saksılarında çiçek yetiştiren kadının da çiçekleri tabiki yine mercandan.
Heykeller biraz ürkütücü...Hepsi birer hayaleti andıran, sanki yaşıyorlardı da birden donmuşlar izlenimi veriyor. Ancak Taylor onlara denizin altındaki mercanların , balıkların ve ziyaretçilerin hayat vereceğine inanıyor....Denizin dibindeki heykel grubunun yeni bir mercan resifi oluşmasını sağlaması ve çeşitli deniz canlılarını Cancun’a ve Isla Mujeres Ulusal Deniz Parkı’na çekmesi hedeflendi. Üzerinde titizlikle durulan proje ile her yıl bölgeye gelerek dalış yapan yaklaşık 300 bin turistin buraya çekilmesi ve doğal resiflere ilginin azaltılması hedeflendi.Taylor'ın çalışmasını tamamlamasıyla, benzersiz bir dalış cenneti de ortaya çıkmış oldu...


Denizaltı Heykelleri.M.A. sesli slaytı.pps

07 Haziran 2011

Bel Okulu


Bel ağrısı çok yaygın bir rahatsızlık olup teşhis ve tedavisi özellikler arzeder. İnsanların yaklaşık % 80'i hayatları boyunca en az bir defa
bel ağrısı ile karşılaşmaktadır. Ağrı bazen haftalar hatta aylarca sürmekte, hastaların iş hayatları altüst olmakta, aile ve sosyal yaşantıları bu olaydan ciddi şekilde etkilenebilmektedir.
Sahip olduğu bel ağrısı basit bir tedavi ile iyileşebilecek iken, bilinçsizce yapılan uygulamalar sonucu ameliyatlık hale gelmiş, daha da kötüsü ameliyata bile yetişemeden felç kalmış hastalar vardır.
Buna karşılık günümüzde tıp dev adımlarla ilerlemekte, teşhis ve tedavi metodları hızla gelişmektedir.
Bu slayt (pps) bel sağlığı hakkında tüm bilgileri, çözümleri ve vucudumuzun nasıl kullanılacağını tüm görselliği ile sunmaktadır.
BEL OKULU slaytı (PPS).




Bel sağlığı hakkında herşey ve görsel anlatımlar

Not:Görsel alıntıdır.

27 Mayıs 2011

İçimdeki Fırtınalar


İçimde kasvetli bir hava
Birazdan fırtınalar kopacak
Ben hala
Seni arıyorum biliyor musun?
En sonunda
Ayrılıkta girdi dünyamıza
Gözlerim...
Yağmurlu bir günü anımsatıyor şimdi
Ellerim bir demir soğukluğunda
İçimde dolduramayacağım bir boşluk,
Beynimde karma karışık
Bir düşünce yoğunluğu
Kalbim yine yanacak acıyla
Belki kahredecek hayata ve sana,
Ama; bana hep seni hatırlatacak
O minik kar taneleri
Uçuşarak saçlarımda.


Hatice Türkmen Yurtseven

Yazarım Hatice Hanıma bu şiir için teşekkürlerimi sunuyorum. Bu şiiri okuyunca Erol Evgin - İçimdeki Fırtınalar şarkısı geldi.Bu şarkıyı blogunu yayına ver diyerek sıkıştıran blog arkadaşlarıma ve özellikle Tüykalem'e gitsin.


28 Mart 2011

Ah Şu Kadınlar


Öperseniz 'KÜSTAH' olursunuz.
Öpmezseniz 'APTAL' yerine konursunuz.
İltifat ederseniz 'YALAN' der.
Etmezseniz bırakır gider.
Her isteğine 'EVET' derseniz 'KARAKTERSİZ' olursunuz.
Karşı çıkarsanız 'ANLAYIŞSIZ'
Çok sık ararsanız 'SIKILDIM'der.
Az ararsanız KÜSER.
İyi giyinirseniz 'ÇAPKIN' der.
Dikkat etmezseniz 'ZEVKSİZ'der.
Kıskanırsanız 'KÖTÜ HUYLU' ilan eder.
Kıskanmazsanız 'SEVMİYORSUN' der.
Bir dakika geç kalın kıyamet kopar.
Kendisi bir saat geçikse bunda ne var?
Arkadaşınızla buluşursunuz ad 'İHMAL' olur.
O buluşunca 'BİZİM KIZLAR' olur.
Bir kadına bakacak olsanız gözleriniz oyulur.
Ona bakan olunca adı 'HAYRANLIK' olur.
Konuşursunuz,dinlemenizi ister.
Dinlediğiniz zaman 'NEDEN KONUŞMUYORSUN?' der.

Ah Şu Kadınlar

Sade ama çok karışık.
Zayıf gibi ama çok güçlü,
Akıl karıştıran ama hayranlık uyandıran,
İnsanı çıldırtan ama mükemmel
Çok güzelse nadiren sadık,
Çok sadıksa nadiren güzel.
Bu arada tercümelerin de kadın gibi olduğunu belirtmek isterim.....
Çok güzelse nadiren sadıktır, Çok sadıksa da nadiren güzel...Hayat yaşandığı kadar vardır. Gerisi ya hafızalardaki hatıra yada hayallerdeki ümittir. Hüsran ise, bir tek yerde kabullenebiliyorum, Yaşamak mümkünken yaşamamış olmakta…...
1) Her şeye ağzı açık hayran budalası olarak baktıkları, söylenen her güzel lafa kolay kandıkları 17 -25 yas arası KAZ Dönemi....
2) Güzelliklerinin farkına vardıkları, o yüzden hep kapris üstüne kapris yaptıkları 25 - 35 yaş arası NAZ Dönemi.....
3) Hayatı (erkekleri) tanıyıp gözlerinin açıldığı 35 -45 yas arası KURNAZ Donemi....
4) Mihrabın yıkıldığı, her şeyin bittiği .......... yaş sonrası ENKAZ DÖNEMİ......




AH ŞU KADINLAR sesli slaytı (PPS)

Slaytyerim.

07 Mart 2011

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ


"Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim." M.Kemal Atatürk...



[slaytyerim] DÜNYA KADINLAR GÜNÜ sesli slaytı

27 Şubat 2011

Blog Ödülüm :)


Sevgili Mavi Tutku ve Kamikaze tarafından bu güzel ödüle layık görüldüm ve çok teşekkür ediyorum..Ödülün basit kuralı var tabiki ''Okunması keyifli blogları paylaşmak'' çok zor bir durum.A dan Z ye bütün blogları takip ederim, hepsi ama hepsi birbirinden güzel keyifli bloglar.Bir kaç bloga yer vereceğim.

http://sufi-saja.blogspot.com/
http://aslisin.blogspot.com/
http://icimdengeldigigibii.blogspot.com/
http://eviminincileri-belgin.blogspot.com/
http://hakikivladimir.blogspot.com/
http://3prenses.blogspot.com/
http://bendebendeote.blogspot.com/
http://kararli.blogspot.com/
http://serdarben.blogspot.com/
http://girlinabox-shenem.blogspot.com/
http://beyazhanimeli.blogspot.com/
http://tatesal.blogspot.com/
http://wwwtasarimdabugn.blogspot.com/
http://gayyor.blogspot.com/
http://momolbc.blogspot.com/
http://bitlipirelibirminikkedi.blogspot.com/
Bütün takip listemi buraya taşıyacağım sonunda, herkese çok teşekkür ederim, bütün takip listemi keyifle okuyorum.Tekrar bu ödüle layık gören Mavi Tutku ve Kamikaze teşekkürlerimi sunuyorum..

Maraş'tan Bir Haber Geldi - Meyrik


Meyrik, Pazarcık ‘ın Damlataş Köyü’nün “Kantarma Obası”nda veremden ölen ve üzerine ağıtlar yakılan güzel bir gelindir.Meyrik evlenmeden önce verem hastalığına tutulmuştur. Teyzesinin oğlu Hasan’la evlendirilir. Evliliklerinin daha 3. ayında Meyrik hastalanır ve Kahramanmaraş Devlet Hastanesi’ne kaldırılır. Çok geçmeden köye Meyrik ‘in ölüm haberi gelir. Kadınlar toplanır, ağıt yakarlar. Olayın en ilgi çekici yanı “Meyrik Türküsü”nün ağıt olarak, o anda irticalen Meyrik Gelin’in hem teyzesi hem de kayınvalidesi tarafından söylenmesidir. Yıl 1970’tir....
slayt Tasarım:Yılmaz GÜRLER


MEYRİK (Maraş'tan Bir Haber Geldi) sesli slaytı (PPS)


Hayvandan Aşağı Olmak


1-“Olumsuz davranışlar” sergileyen birini aşağılamak için ona “hayvan” denmesi, onu hayvanla eşit seviyeye getirmek demektir ki, bu o kişiye hakaret değil, iltifattır. Çünkü; hayvan, “kötülük planlayamayan” sadece görevini yapan faydalı bir varlıktır...2- Kendine ve tüm canlılara “iyilik ve kötülük” yapabilme kapasitesine sahip olan insan, “kötülük yapmayı” tercih ettiğinde vereceği zarar, aklı olmayan hayvanın vereceği zararla eşitlenemez. Böyle biri, hayvandan daha aşağı konumdadır....3- Ve insan isterse, (niyet ve davranışlarıyla) meleklerden daha üstün bir konuma yükselebilir....
H.Çeşmeci

SESLİ SLAYT:
HAYVANDAN AŞAĞI OLMAK sesli slaytı (PPS)

11 Şubat 2011

Hayat Çizgisi


Herkesin bir çizgisi vardır, yürürsün.Bazen sapmalar,yanılsamalar olur.Bunlar hatalar ve yanılgılardır,biri gelir tokat gibi yüzüne vurur.Geri dönersin, çizgine devam edersin.İşte öyle bir şey.
Hayat çizgisi....


Sezen Aksu - Kavaklar
Yükleyen tipe-bak. - Video klipler, sanatçı röportajları, konserler ve çok daha fazlası.

ANTALYA/ALANYA sesli slaytı (PPS)


Antalya'nın ilçesi Alanya'nın simgelerinden biri olan kale...Alanya Kalesi, denizden 250 metreye kadar yükselen yarımada üzerinde bulunur. Surlarının uzunluğu 6.5 kilometreyi bulur.Kale, 1221 yılında kenti alıp yeniden inşa ettiren Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Kalenin 83 kulesi ve 140 burcu vardır. Ortaçağda surların içine yerleşmiş kentin su gereksinimi sağlamak üzere 400'e yakın sarnıç yapılmıştır. Sarnıçların bir kısmı günümüzde de kullanılmaktadır. Surlar, planlı bir şekilde Ehmedek, İçkale, Adam Atacağı, Cilvarda burnu üstü, Arap Evliyası Burcu ve Esat Burcu'nu inerek Tophane ve Tersane'yi geçip Kızılkule'de son bulacak şekilde inşa edilmiştir. Yarımadanın zirvesinde açık alan müzesi olarak değerlendirilen İçkale bulunmaktadır. Sultan Alaaddin Keykubat sarayını burada yaptırmıştır. Kalede yerleşim günümüzde de sürmektedir. Taşıt trafiğine açıktır. Yürüyerek ise yaklaşık 1 saatte çıkılabilir....İ.Elma

ANTALYA/ALANYA sesli slaytı

10 Şubat 2011

Ölü Bir Şehir



Şu an fazla aktif olmamasına rağmen,Bloxoo  ölü bir şehri andırıyor.Ara ara kişiler gelip güncelleme yapsalar da ,sanki mezarlığı ziyaret eder gibi.Bir kaç gün bulunmama rağmen gözlemlediklerim, soğuk bir şehir, mezarlıktan farkı yok. Ama o soğuk şehri özlemişim.
Bir sene önce bırakmış olduğumuz BLOXOO'ya başvuru yaptım. Normalde hesap silindiği zaman,üç aydan fazla güncellenmeyen bloglar silinecek diye bilinirken, öyle bir durum olmadı.Bir kaç defa başvurmama rağmen hesap alamadım, sonunda Bloxoo ekibine mail attım, sağolsunlar cevap verip, hesap işlemini tamamladılar.Blogumu silmek için değil bu sefer, sahiplenmek için devam.Ne kadar aktif olur bloxoo bilemem ama şu an canlandırmak için çabalıyorlar.
Bloxoo dan ayrılma sebebimiz, umarım bir daha yaşanmaz bu durumlar.
Canımmm Bloxoo
Gördüğüm kadarıyla hala yarası olanlar var.Blogumla oradayım, bir kez daha yinelemek istiyorum.

07 Şubat 2011

30 Yaş Üstü Erkekler Hakkında


Blogum üç yaşında, ziyaretçilerim arama sırasında birinci sırada yer almaktadır bu yazı..Tekrar bir bakalım...

30 Yaş Üstü Erkekler Hakkında
* 30 yas alti bir erkegin "Sana saygi duyuyorum" deme olasiligi yoktur.
Saygi meselesi 30 yas ustunun icadidir. 30 yas altini "Seni seviyorum" ilgilendirir.

* 30 yas alti erkegin kadini olabilirsiniz. Ama 30 yas ustunun "fi" tarihinde bir yerlerde bir kadini zaten vardir. 30 yas ustunun 30 yasindan sonra kadini yoktur, kadinlari vardir.

* 30 yas alti erkeklerle butun fantezilerinizi gerceklestirebilirsiniz.Oysa 30 yas uzeri erkekler neredeyse fantezinin kitabini yazdiklarindan "Ben ucakta bile sevistim" deyip heyecaninizi kursaginizda birakabilirler.

* 30 yas alti erkeklerle "nerede", "ne" yiyeceginiz sorunu olmaz. Ancak 30 yas ustu erkeklerin ya saglik sorunlari basgostermistir ve her seyi yiyemiyorlardir, ya da zaten kilo sorunlari vardir.

* 30 yas altinda erkeklere "Bir kelime, dogru bir kelime soylesene" dediginizde, size asla Rusya'nin ekonomik durumundan ya da Afganistan'dan soz etmezler.

* 30 yas alti erkekler sizi gece eve seve seve birakirlar, asla surat asmazlar. Oysa 30 yas ustu erkekler taksi duragindaki soforleri yillardir taniyordur ve sizin eve guvenle birakilacaginizdan hic suphe etmezler.

* 30 yas ustu erkekler bir sey istememeyi ilke edinmistir. (Isteksizlik ve ilgisizlik ise yarar ya!) 30 yas alti bir erkek "Seninle dans etmek istiyorum" derken 30 yas ustu bir erkek -en iyi olasilikla- "Dans etmek istersen soyle" diyecektir.

* 30 yas ustu bir erkek gozunu bile kirpmadan size secicilikten bahsedebilir. Oysa en buyuk koleksiyoncular onlardir. 30 yas altinin koleksiyoncu sifatini tasiyabilecek bir birikimi yoktur.

* 30 yas alti erkeklerle bilgisayariniz arasinda pek ortak nokta bulamazsiniz. Halbuki 30 yas ustu deneyimleriyle bilgisayari aratmaz. Ancak dokundugunuzda tepki almamaniz dogaldir (Tipki bir bilgisayar gibi tuslar haric, tabii ki!).

* 30 yas alti erkekler size 30 yas alti kadinlarin, secimlerinde neden oncelikli oldugundan, kucuk kadinlarin yuksek duyarliliklarindan, iliski oyunlarinda kadinin tecrubesiz olmasinin getirecegi keyiften bahsetmezler. Cunku onlar da sizinle beraber buyuyordur ve daha fazlasindan haberi yoktur. Oysa 30 yas ustu erkekler, kadinin oyunu bilmemesinden hoslanirlar. Cunku o zaman kazanma sanslari yuksektir!

* 30 yas alti bir erkegi yataga cekip televizyondan kurtarabilirsiniz. Oysa 30 yas ustu bir erkek "Beni televizyon kurtariyor" deme cesaretini gosterebilir.

* 30 yas alti bir erkek gun boyu size cep telefonuyla mesajlar yollayabilir, mektuplar, siirler yazabilir. 30 yas ustu erkegin yazdigi
son sey ilk kadininda kalmistir.

* 30 yas alti erkekleri dogum kontrolunde aktif olmaya ikna edebilirsiniz ama 30 yas ustu erkekler bunu hep sizden beklerler.

* 30 yas uzeri erkek mevki sahibi, ciddi adamdir. Onunla sokagin ortasinda bagira cagira kavga edemezsiniz. Hele merdivenlerden onun sirtinda sarki soyleyerek inmenizin hic bir olasiligi yoktur.


Sevda.Tk

Kaynak:http://www.sevda.tk/

Hiroşima & Beerşeba Ve Türk Askerleri sesli slaytı


Hiroşima (shi) batı Japonya'nın Çugoku bölgesinde bulunan şehir. Dünya tarihine nükleer saldırıya maruz kalan ilk şehir olarak geçmiştir. Japonya 8 Aralık 1941'den beri ABD ve müttefikleri ile savaştaydı. 26 Temmuz 1945 günü, ABD Başkanı Truman, Japonya’nın koşulsuz teslim olmasını isteyen Potsdam Deklarasyonu’nu yayınladı. Hiroşima’ya atom bombası atılmadan iki hafta önce, New Mexico Alamogordo’da ABD, atom bombasının ilk denemesini yapmıştı. Japonya ültimatomu reddedince, Truman nükleer saldırı emrini verdi. 6 Ağustos 1945'te yerel saatle 08:15'de Amerika Birleşik Devletleri "Enola Gay"adlı bir B-29 bombardıman uçağından bıraktığı little boy (küçük çocuk) isimli atom bombasıyla ilk anda 70 bin kişilik katliamı gerçekleştirdi. Sonrasında radiasyon hastalıkları sebebiyle ölenlerle birlikte bu sayı 90 bini geçti. Bazı bilimadamları ve çevrelere göre bu bombanın etkileri halen sürmektedir....Bugün bile Hiroşima'da yaşanan bu yıkım ve katliam her yıl 6 Ağustos'da tüm dünyada ve Hiroşima'da yer alan Hiroshima Barış Anıt Parkı'nda milyonlarca kişi tarafından anılmaktadır....M.Taşkın
HİROŞİMA sesli slaytı..
HİROŞİMA

Beerşeba Ve Türk Askerleri sesli slaytı



1.Dünya Savaşında BEERŞEBA ve Türk Askerleri... Beersheba (Beerşeba), güney İsrail ve Necef Çölü'nün en büyük şehridir. Necef bölgesinin başkenti olarak da tanınır...19. yüzyılda, Osmanlı Devleti bölgeye askeri karakol inşaa ederek bölgenin önemini arttırdı. Hızlı bir şekilde gelişen bu küçük şehir Birinci Dünya Savaşı sırasında çok önemli bir stratejik bir nokta olmuştur.... Birinci Dünya savaşı sırasında Osmanlılar, 30 Ekim 1915 tarihinde Hicaz Demiryolu bağlantısının ve Birüssebi (Beerşeba) istasyonunun resmi açılışını yaptılar. Açılışa ve kutlamalara üst düzey yetkililer ile birlikte ordu komutanı Cemal Paşa da katıldı. Beerşeba, 31 Ekim 1917 tarihinde İngiliz kuvvetleri tarafından ele geçirildi. I. Dünya Savaşı sırasında bu bölgedeki çatışmalar Birüssebi veya Beerşeba Muharebeleri adı altında anılır ve Türk-Osmanlı tarihinde önemli bir yere sahiptir....Ortadoğu'da-Küdüs'te Filistin'de Türk Askerleri ve Türk Damgası...

Beerşeba Ve Türk Askerleri sesli slaytı

06 Şubat 2011

AFFET BENİ


Söyleyecek söz yok, ne desen haklısın bitanem.Bir mesaj insanı ne kadar yıkabilir mi?Okuduğumdan beri ağlıyorum. Gecenin biri olmasaydı arardım. Hiç bir şey diyemedim.Seni seviyorumm canem, benim hatam not almalıydım, unutmamalıydım. Bahaneler kabul edilemez,haklısın.. O kadar iyi değilim. Affet benii,çok özür dilerim.


İkimizin şarkısı meleğim benim, yeni yaşın sağlık, mutluluk, huzur getirsin.Herşey gönlünce olsun bebeğim.. Çok geç kaldım..
SENİ SEVİYORUMMM

Candan Ercetin - melek
Yükleyen sayit. - Öne çıkan müzik videolarını izleyin.

23 Ocak 2011

Ödülüm



Değerli Hatsumomo (azıcık herşeyden) ödülümü vereli bayağı bir zaman geçti.Umarım hoş karşılar, biraz geç olsa da çok teşekkür ederim:)
Arzu eden tüm blog arkadaşlarıma gönderiyorum.Sevgiler ve Savgılar

Acımasız Hırsız


Seninle birlikte olduğum zamanlar
Birşeyler eksiliyor bedenimden
Dün ellerimi ellerinde unutmuştum
Bugün ise
Gözlerimi unutmuşum gözlerinde

Sen acımasız hırsız
Söküp alıyorsun beni benden
Ben, ben değilim artık
Bütünüyle sen olmuşum adeta
Birşey var beni sana doğru çeken
Esiyorken bedenimde
O amansız fırtına
Bir deli yürek kaldı bende
O da senden hatıra...


Hatice Türkmen Yurtseven

Rüzgarın Sesine..


Şevval Sam - Kapıldım Gidiyorum
Yükleyen X-Paylasim. - Yüksek çözünürlüklü video keyfini yaşayın!

08 Ocak 2011

Kimin Umrunda


Başı boşluğunda ve ıssızlığında düşüncelerin
Unutulmuş şarkıları mırıldanıyor dudaklarım
Raks ederken bülbül gül dalında
Mevsim kış olmuş; olsun kimin umrunda.

Daldığında gözlerim sensiz düşüncelere
Ziyanı yok unutsada dünyayı,
Nisan yağmurları nasılsa uyandıracak
Hep uykuda kalsam uyanmasam; kimin umrunda

Kapımı çalmıyor artık postacı
Telefonun sesini duymıyalı günler oldu.
Çaresizliğin kol kanat gerdiği odamda
Gözyaşlarım sel olmuş; olsın kimin umrunda

Pırıltısı kalmamış artık gözlerimin
Aynalar bile tanıdık gelmiyor
Ve ben yabancıyım bana.
Gitmeliyim buralardan çok uzaklara
Veda edip bu tatlı anılara
Gitsem, hiç gelmesem; kimin umrunda.


Hatice Türkmen Yurtseven

ON CEPHEDE 202 BİN ESİR


Çanakkale'den Bakü'ye, Galiçya'dan Arabistan'a tam on cephede savaşan ve sağ kalan; Fransa'dan Sibirya'ya, Myanmar'a kadar dağılan esir kamplarında zulüm hayatı yaşayan Kahraman Mehmetçiklerimiz… 1914-1918 arasında dünyanın dört bucağındaki esir kamplarına dağılan 202 bin Türk askeriyle kimse ilgilenmedi. Kimi kıyıma uğradı oralarda, kimi intihar etti, kimi de döndü ve savaşı Milli Mücadele'de yakaladı. Onlar bu toprakların kayıp kuşağıydı..
ON CEPHEDE 202 BİN ESİR sesli slaytı

 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | free samples without surveys