30 Haziran 2009

Ahh Be Canımıniçi


Ahh be canımıniçi
Buğulu bakışlarında kaybolmak
Sevdanla boğulmak vardı şimdi..

Seni doyasıya yaşamak,
Öpüp koklamak vardı.
Oysa ki;
Ayrı şehirlere bırakmış
Kader bizi.
Kavuşamasak bile
Sonunda bulduk ya birbirimizi...

Ahh be canımıniçi
Ömrümün son günü yaşanmadan
Çıkıp geliversen karşıma
Bir ömrü hangi vakte
Sığdırıpta anlatabilirim ki sana

Bu hasret içimi yaksa da
Sıcaklığını hiç bilmedim ki ellerinin
Seni ne kadar özlesem de
Yine de sensizliğe mahkum edildim...

Ahh be canımıniçi
Biliyorum birgün bu hasret bitecek
Son bulacak bu acılar
Sen benim zeytin gözlerim de
Ben senin buğulu bakışların da kaybolucaz
Ahh be canımıniçi

Hatice Türkmen Yurtseven

26 Haziran 2009

Bir Sevdalı Yürek Var Bu Şehirde


Yine düştün aklıma, gecenin sessizliğinde.Seni düşünme saatleri bu olmalı...
Bu şehir bile uykudayken bir ben var uyanık, bir kaç sevdalı yürek vardır belkide..
Yıldızları seyrediyorum ve aklıma bir şarkı geliyor ''Gökyüzünde yanlız gezen yıldızlar, yeryüzünde sizin kadar yanlızım''.
Yanlızlık değil bu aslında... Sensizlik, sensizliğe mahkum ediliş bu...İçinde sen olduğun sürece bu yürek yanlız olamaz, ama sensiz... ahh sensiz işte.İçler acısı yürek yangını bu. Bir sevdalı yürek var bu şehirde, senin için çarpan, senin sevginle var olmaya çalışan, ve belkide seninle yok olan...

Yıllardır içimde biriktirdiğim ve senin özlemini duyduğun tüm sevgilerle geldim sana,aç kapını ne olur aç bana...
Senin için, bir anne kadar şefkatliyim, bir çoçuk kadar masum, bir arkadaş kadar anlayışlı, bir dost kadar sadık, bir eş kadar bağlı, bir aşık kadar sevdalı....
Ayıplama beni, bakma ilerlemiş yaşıma, halime durumuma...Bil ki bu yürek sevdi seni... Hadi aç kapını beni kabul et.Bir bütün olmanın zamanı şimdi. Ruhunun diğer yarısı ben olayım, benimle tamamla eksikliğini...Ve sende bana ver yıllardır biriktirdiğin tüm sevgilerini...

Bir sevdalı yürek var bu şehirde yıllardır seni bekliyen..Zeytin gözleri ufukta umududa hiç eksilmeyen, ve biliyor ki başka bir şehirde bir sevdalı yürek te var onu özleyen...

Hatice Türkmen Yurtseven

25 Haziran 2009

Kandiliniz Mübarek Olsun‏


AVUÇLARIN AÇILDIĞI GÖZYAŞLARININ YAŞARDIĞI İLAHİ ESİNTİLERİNİN KALPLERİ OKŞADIĞI ANIN BİR ASRA BEDEL OLDUĞU GÜNDE DUALARDA BİRLEŞMEK ÜZERE BU MÜSTESNA GÜNDE İSTİSNA İNSANLARLA SEVGİMİ EN İYİ DİLEKLERİMİ GÖNDERİYORUM AKILDA YÜREKTE VE DUALARDA OLMAK Dİ‏LEĞİYLE.KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN.

21 Haziran 2009

Özledim Baba


Yine düştün aklıma.. Ne zaman böyle olsam, devasa bir kartal kanat çırpıyor sanki başımda. Kocaman oluyor yüreğim. Sıcak, sımsıcak bir rüzgar üflüyor kanatları, bedenime.
Gözlerimi kapatıyorum… Mis gibi toprak kokusu yayılıyor her yana. Bir dudak izi arıyorum yanağımda. Bulamıyorum. Birlikte geçirdiğimiz en son bayramın üzerinden, yüzyıllar geçmiş. Biz sadece bayramlarda öpebilirdik birbirimizi.
Şimdi anlıyorum; küçücük bir öpücük anısı, kocaman bir mirasmış bir çocuğun geleceğinde. Hiç sesim çıkmıyor oğluma. Öpüyor canımı yakarcasına. Özgürce dokunurken, ılık ılık akıtıyor tüm sevgisini annesine.
Evet, ben anne oldum baba. Küçük, yaramaz, laf anlamaz, haylaz kızın; BEN.
Büyüdükçe anladım seni… Hoyrat, batasıca töreleri. Bizleri öpmek yerine, gizlice uyurken seyretmelerini.
Senden öğrendim eğilmemeyi… Öğütlerin değil, sendin örneğim. Yok, bütün çocukların gözündeki; “en güçlü benim babam” duygusu değil benimkisi. Ben olmam, ağzımdan çıkan her sözcüğe iyisiyle, kötüsüyle sahip çıkmam senin eserin.
Bir kez yenikliğini izledim. O illet hastalık sona götürürken seni, inlemelerine söz dinletemedin belki; ama ben gözünü gözledim. Akmadı göz yaşların. Bıraksaydın belki de… Bırakmadın.

Ne zaman aklıma düşsen, açılıyor göz yaşı çeşmelerim...

Biliyor musun? Dökülen her damla, yıkıyor geçmişimi, geleceğimi.Ya beynimin alevi.. Hangi saklı körükten alıyor rüzgarını...

ÖZLEM HEDEFSİZ BİR OKMUŞ BABAM

Kaynak:Slaytyerim

Babalar Günü için Özel Slaytlar:
Slaytyerim







18 Haziran 2009

Babasını Kaybeden Tüm Çocuklar İçin


Babalar günü yaklaşıyor,babalarını kaybeden tüm çocukların bu özel günde yalnız kalmasın, sahip çıkalım..Benimde iki tane yiğenim var, biri 1 yaşında biri 5 yaşında yetim kaldılar.Babalarından kalan eşyaları saklıyorlar, kullandığı parfümü bile aynı o şekilde muhafaza ediyorlar, canlarım benim...Her sene babalarının mezarlarını ziyarete giderler(farklı şehirde bulunuyorlar),mezarını temizlerler, sularlar, gözleri gibi bakıp gelirler..Çok zor ya babasız kalmak çok zor ya, evlerin direğidir babalar...
Bana sorarlar teyze babam nasıl biriydi, anlat teyze derler, tek bana değil, babalarını tanıyan herkese sorarlar, babalarına duyulan özlem var içlerinde..
Canlarım benim, bu babalar gününde babalarını kaybeden tüm çocuklara sahip çıkalım.En azından o gün babalarının yokluğunu hissettirmeyelim.
Selami Şahinin Özledim şarkısını bu sefer bir sevgiliye değil, babasını kaybetmiş tüm çocuklara gelsin, bu şarkıyı söyleeyen Selami Şahin ve Tuncer Birdalın şiiri çok etkiliyici ve babalara duyulan özlemi anlatıyor. Ben dinlediğimde ve şiiri okuduğumda çok ağlamıştım.Unutmayalım babasız kalan yetimleri unutmayalım..
Tüm babasız kalanlara ve tüm babalara sevgiler olsun,selamlar olsun ...

15 Haziran 2009

Canım Yalnızca Sevmek İstiyor Seni


Canım Yalnızca Sevmek İstiyor Seni

Canım yalnızca sevmek istiyor seni. Öncesinin ve sonrasının arasına alıp değil, alışılmış bir tören gibi değil. Hiç dokunmadan, belki de gözlerine bakmadan, konuşmadan belki de her zaman yaptığımız gibi değil.

Canım yalnızca sevmek istiyor seni. Unutup, tekrar hatırladığım çok sevdiğim bir şarkıyı hiç bıkmadan defalarca ara vermeden içten içe mırıldanıp zamandan koparıp alır gibi.

Canım yalnızca sevmek istiyor seni. Saçlarını yüzünden ayırıp, gözlerini kirpiklerinden, ellerini bileklerinden, ismini bedeninden ayırıp, ayrı ayrı bir evin odalarını gezer gibi, keşfeder gibi, ilk kez ve merakla ve hayranlıkla, bir kırmızının detayında dakikalarca takılıp bakar gibi. Canım yalnız sevmek istiyor seni.

Canım yalnızca sevmek istiyor seni, nereye varacağını bilmediğim bir kaçamak yolculuğa, sırf aklıma esti diye, sevdiğim hiçbir eşyayı almadan yanıma çıkar gibi. Süregelen bir sevgiyle değil, öğretilmemiş, bilmediğimiz biçimlerde, kuşların kanatlarını açıp, özgürlüğe süzülmesine yarayan içgüdüleriyle, içimden geldiği gibi canım yalnızca sevmek istiyor seni. Tarifsiz bir hisle sevmek istiyorum seni.

Tatlı, ekşi ya da tuzlu değil, bilmediğim bir tatla, bir duyguyla. Öyle, bir meyvenin tadını alır, bir kitabın adını okur gibi değil; bir yaz günü tenine vuran sıcaklığı gibi güneşin, serin bir akşamın denizden esen rüzgarıyla içine işlediği yosun kokuları gibi, anlatamadığın ama bırakmak istemediğin, bitmesini istemediğin bir hisle.Canım yanlızca sevmek istiyor seni..

alıntı:Kardelen

AKIL



Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:

Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl
belirliyorsunuz?

Doktor:
Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey
veriyoruz.
Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl
boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.

Siz NE yapardınız?

Adam:
OOO ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova
kaşık ve fincandan büyük.

Hayır, der doktor.

Normal bir insan küvetin tıpasını çeker.

Sadece bize sunulanlar dışında, çözüm bulmaktır akıl.

Kaynak:Slaytyerim

13 Haziran 2009

Tutkulara Tutsak


Yine başlıyor tutsaklığım
Beni sürükleyip götüren
O tutkulara
Kaptırdım yine kendimi
Sınırsız düşünceler arasında
Sürükleniyorum..,
Ne yapsam boş
Duygularıma gem vuramadım
Doğdugum güne lanet ediyorumda
Seni tanıdığım güne
Lanet edemiyorum.
Şimdiyse,
Tutkularıma tutsak olmanın
Acısını çekiyorum
Doğmamış günlerin akşamlarında.

Hatice Türkmen Yurtseven

09 Haziran 2009

Bir erkek, bir kadın gidince..




Bir erkek gidince;
Kentin tüm yolları çökmüş,
Dağları yan yatmış gibi olur.
Bir erkek gidince,
Raflarda kalır dizi dizi kitaplar,
çekmecede dosyalanmış evraklar,
ödenmiş senet koçanları, su, elektrik faturaları, banka dekontları,
maaş ekstreleri, taksit tarihleri, kalın bir defter içinde doğum günleri,
baş başa çekilmiş gülen resimler,
telefonlar, görüşme günleri, araba anahtarı, cep telefonu, dizüstü bilgisayar,
Boynunu büker kalır.
Bir erkek gidince;
Susar dış kapının gürültüsü,
Kahvaltı için ekmek almaya, gazete getirmeye giden olmaz.
'Gelince ne gerekli?' diye telefon eden,
'Hazırlan, akşam gidiyoruz' diyen,
'Boyunbağım nerede?'
'çoraplarım yıkanmamış mı?',
'Hani beyaz gömleğim?',
'Anahtarımı unuttum!',
'Sahi, saatim evde mi kalmış!'
'Evlenme yıldönümümüz dün müydü?' Sesleri eksilir..
Bir erkek gidince;
Ev kapanmaz ama ışıkları söner, karanlığa gömülür..
Bir erkek gidince bir evden;
Bir dede,
bir baba,
bir oğul,
bir ağabey,
bir dayı,
bir amca,
bir kuzen,
bir yeğen,
bir torun,
bir delikanlı,
bir sevgili,
bir yiğit,
bir savaşçı,
bir barışsever,
göklerden bir kartal,
ormandan bir aslan,
bir günün aydınlık kısmı,
beynin yarısı,
mevsimlerden yaz olanı,
kolun iş göreni,
ayağın adım atanı kesilir.
Kısacası;
bir erkek gidince yatağın yarısı buz kesilir..NURİ TANER

KADINLAR gittiklerinde arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar.
Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde 'yetim-öksüz' kalan çok olur:
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle
saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler.. .
Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.
Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker 'sarıkız'.
O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse
anlayamaz krom hac tasının.
Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz.
Bir kadın gittiğinde...
Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir
temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci.. .
Bir anne gider...
Bir dost...
Bir arkadaş...
Bir sevgili...
Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde.

Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, yakınmalar,
dualar yetim kalır.
Kapı eşiğindeki 'Dikkat et...' duyulmaz, annesi gitmiştir 'geç kalma'nın.
Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler.
Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında. Ve bir kadın
gittiğinde pek çok 'yetim' bırakmıştır arkasında.

BEKİR COŞKUN

07 Haziran 2009

Bu Adam Benim Babam Pakistan 7.Türkçe Olimpiyatları

Bu Adam Benim Babam Pakistan 7.Türkçe Olimpiyatları 1.Grup Birincisi


Pakistan'dan Muhammed Salman ''Benim Babam'' adlı şarkıyı seslendirdi. Zaman zaman şarkıya eşlik eden Fatih Kısaparmak gözyaşlarını tutamadı.Ben bile göşyaşlarıma hakim olamadım...Eminim tüm Türkiye duygulu anlar yaşamıştır.Hayran kaldım.Söyleyecek söz bulamıyorum.Harikaydı..

7. Türkçe Olimpiyatları Şarkı Yarışması Azerbaycan Şarkı Dalı 2.Grup İkincisi



Azerbaycanlı öğrenci Gülizar Ferecov, ''Demir Attım Yalnızlığa'' adlı parçayı seslendirdi. Jüri üyesi Ebru Gündeş'in şarkısını söyleyen Azerbaycanlı öğrenciye hayran kaldı. 13 yaşındaki öğrenciye Gündeş zaman zaman eşlik etti. Daha sonra sahneye çıkan Ebru Gündeş ile çıplak sesle şarkı söyleyen ikili tüm izleyenleri hayran bıraktı.

Şarkı Finali'nde Orhan Hakalmaz, Fatih Kısaparmak, Ebru Gündeş, Serdar Ortaç, Emrah İpek, Erhan Güleryüz, Ertuğrul Erkişi, Hakan Şükür, Oktay Kaynarca, Prof. Dr. Şükrü Halit Akalın ve Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı jüri üyeliği yaptı.Jüri üyeleri düşüncelerini belirttiler. Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halit Akalın: "115 ülkeden 700 genç, sevgi dili Türkçe ile, barış dili Türkçe ile yarışıyor. Bu benim için en büyük mutluluk. Bu gençleri yetiştiren öğretmenleri kutluyorum. Bu öğretmenleri yetiştiren insanları yürekten kutluyorum. Onların sayesinde Türkçe dünya dili. Hepsinin önünde saygı ile eğiliyorum."
115 ülkeden 700 öğrencinin yarıştığı 7. Türkçe Olimpiyatları Şarkı Finali muhteşemdi.Bütün öğrenciler gönüllerimizin birincisiydi.Bu organizasyonda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum..Teşekkürler..

05 Haziran 2009

Sen Yağmalısın Dünyama


Mavi bulutlardan
Yağmur çiseliyor
Gözlerime doğru
Oysa benim beklediğim,
Taze bir bahardı
Koklanmamış çiçekleri,
Açılmamış tomurcuk gülleri olan.

Ben ki;
Her türlü ortama uyum sağlıyan
Yağmurada razıyım derken,
Şimdi kar yağıyor
O simsiyah saçlarıma
Varsın yağan,
Yağmur kar olsun
Bana vız gelir.
Sensizlik yağmasın da,
Sevgisizlik yağmasın da dünyama
Artık seni bekliyorum
Sen yağmalısın şimdi,
Gözlerime, ruhuma, ve gönlüme...

Hatice Türkmen Yurtseven

02 Haziran 2009

Seni seviyorum


SENİ SEVİYORUM !
Sadece kim olduğun değil, sen olduğun için ve seninle
beraberken kim olduğumu, benliğimi anladığım için.

SENİ SEVİYORUM !
Sadece kendine yaptıkların için değil,
bana kattığın güzellikler için.

SENİ SEVİYORUM !
İçimdeki çocuğu, saklı kalmış beni yeryüzüne
çıkardığın ve sana ihtiyaçim olduğu her an tüm
duyarlılığınla yanı başımda olduğun için.

SENİ SEVİYORUM !
Elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman,
üzüntülerimi alıp, onların yerine şimdiye kadar
hiç kimsenin başaramadığı o sıcaklığı, o içtenlik
ışığını bana duyurmayi başardığın için.

SENİ SEVİYORUM !
Hayatımı kutsal bir sevgi tapınağına çevirdiğin
ve her günümü yaşam şenliğine, unutulmayan
şiirlere dönüştürdüğün için.

SENİ SEVİYORUM !
çünkü, sen, şimdiye kadar hic başaramadığım şeyleri,
kendimle dost ve barışık olmayı ve hiç bir zaman
tadamadığım kadar mutlu olmamı sağlıyorsun.
ve bütün bunlari yalnızca sözlerinle, dokunuşunla
yada işaretle değil, kendin olmakla yapıyorsun



Kaynak:Sevdatk

01 Haziran 2009

Yağmurlu Bir Gün


Böyle yağmurlu bir gündü
Ayrılmıştık seninle
Hani çok sevmiştik
Hani hiç birşey ayıramazdı bizi.

Sen, ilk aşkım...
Gömüyorum artık kalbime seni
Birgün sevdiğini anlayıp dönsende
Bıraktığın yerde bulamazsın beni

Bak..
Bugünde yağmur yağıyor
Bu yağmurlar bana,
Bana hep seni hatırlatıyor.
Şimdi ben
Terk edilmişliğim kalbimde
Bir türkü tutturmuşum
Aldırmadan şu ıslak halime

Hatice Türkmen Yurtseven

 
Design by Wordpress Theme | Bloggerized by Free Blogger Templates | free samples without surveys